Blog

Anestezi Nedir? Çeşitleri, Farkları ve Yan Etkileri

Anestezi düşüncesi birçok hastanın endişelenmesine sebep olmaktadır. Aynı zamanda, cerrahi bir operasyon sırasında bilincin açık veya kapalı olması kişileri korkutabilmektedir. Fakat şunu unutmamanızda fayda var; anestezi, cerrahi operasyon sırasında ağrı ve acı hissetmemeniz için uygulanır. Sadece anestezi ile ilgilenen uzman doktorlar operasyon sırasında durumunuzu sürekli gözlemlemektedir.

Ameliyata girmeden önce anestezi doktorunuz ile kullanılacak anestezi çeşitlerini ve sürecini de konuşmanız mümkündür. Peki, anestezi nedir? Hangi ameliyatlarda hangi anestezi çeşitleri tercih edilmektedir? Yazımızın ilerleyen kısmında anestezi çeşitleri hakkında daha ayrıntılı bilgiye sahip olabilirsiniz. 

İçindekiler:

Anestezi Nedir?

Anestezi, bütün uyuşturma çeşitlerinin genel adıdır ve “hissizlik” anlamına gelir. Cerrahi veya girişimsel prosedürlerin gerçekleştirilmesine izin vermek için bilinç kaybı (amnezi), ağrı kontrolü (analjezi) ve kas gevşemesinin bir kombinasyonunun sağlanmasıdır.

Anestezi Çeşitleri Nelerdir?

Gerçekleşecek operasyona göre uygulanan anestezinin de çeşitleri bulunmaktadır. Anestezi çeşitleri dörde ayrılmaktadır. Bunlar;

  1. Genel anestezi,
  2. Bölgesel (rejyonal) anestezi,
  3. Lokal anestezi,
  4. Sedasyon olarak adlandırılmaktadır.
anestezi çeşitleri nelerdir ve çeşitlerinin şeması

1- Genel Anestezi

Hastada geri dönüşümlü bilinç kaybının (amnezi), ağrı kontrolünün (analjezi) ve kas gevşekliğinin meydana geldiği anestezi çeşididir. Hastaya; öncesinde enjeksiyon yoluyla (intravenöz), sonrasında solunum yoluyla (inhalasyon) anestezik ilaçlar verilmektedir. Peki bu anesteziklerin içerikleri nelerdir?

Genel Anestezide İntravenöz (IV) Yöntemi 

Anestezik ilaçların damar yolundan enjekte edildiği uygulama yöntemidir. Vücuda hızla etki eder ve vücuttan hızla kaybolur. Bu, hastaların ameliyattan sonra daha erken eve gitmelerini sağlamaktadır.  İntravenöz anesteziklerinin içeriği şu şekildedir;

  • Sodyum tiopental,
  • Propofol,
  • Etomidat,
  • Opioidler (Fentanil, Sufentanil, Alfentanil, Remifentanil)
  • Ketamin

İntravenöz yöntemden sonra anestezi işlemi inhalasyon yöntemiyle devam etmektedir.

Genel Anestezide İnhalasyon Yöntemi

Solumun yoluyla genel anestezinin gerçekleştiği yöntemdir. Yani anestezik gazlar oksijenle birlikte verilmektedir. Bu yüzden, anesteziklerin etkisi daha uzun sürebilmektedir.  İnhalasyon anesteziklerinin içeriği ise şu şekildedir;

  • Halotan,
  • Enfluran,
  • İzofluran,
  • Desfluran,
  • Sevofluran,
  • Azot protoksid

Verilen ilaçların etkisinde iken hastanın solunum refleksleri devre dışı kalacağından; hasta entübe edilir ve mekanik ventilatör yardımıyla oksijen solumaya devam eder. Bu süreçte hasta, uzman anestezi ve reanimasyon doktoru tarafından sürekli monitör ekranında temel hayati değerleri izlenmektedir. Operasyon bitene kadar kontrollü dozlarda anestezi gazları solutularak hastanın anestezi altında kalmaya devam etmesi sağlanır.

Ameliyat sürecindeki hastanın monitörizasyonu
Resim 1. Ameliyat sürecindeki hastanın monitörizasyonu

Açık kalp, beyin ve organ nakli ameliyatları gibi uzun süreli ve kritik operasyonların gerçekleşmesi için genel anestezi uygulanmaktadır.

Genel Anestezinin Süreçleri

Genel anestezi, 3 süreçten oluşmaktadır;

  • İndüksiyon: Anestezinin başlangıç aşamasıdır. Hastaya intravenöz ve inhalasyon yoluyla anestezikler verilmektedir. Hasta acı hissetme yeteneğini kaybeder ve uyuduktan sonra entübe edilir. Sonrasında ameliyat başlar.
  • İdame: Ameliyat sürecini kapsar ve bu süreçte hastaya inhalasyon yoluyla, kontrollü bir şekilde anestezik gazlar solutulmaktadır. Bu şekilde hastanın operasyon sırasında uyanması engellenmektedir. Hasta, anestezi uzmanları tarafından devamlı takip altındadır ve hastanın durumuna göre anesteziklerin azaltılıp arttırılmasına karar vermektedir.
  • Uyanma: Ameliyatın tamamlandığı süreçtir. Bu aşamada anestezik ilaçların verilmesi kesilmektedir. Hasta reflekslerinin ve solunumunun geri gelmesi sağlanmaktadır. Solunum tamamen geri kazanıldığında ve hastanın bilinci nispeten açıldığında hasta, ameliyat odasından uyanma odasına alınmaktadır.

2- Bölgesel (Rejyonal) Anestezi

Bölgesel anestezi çeşitleri, genel anestezinin gerek duyulmadığı durumlarda veya hastanın sağlık durumunun genel anesteziye izin vermediği durumlarda uygulanmaktadır. Bu anestezi çeşitlerinde ameliyat yapılacak bölgenin uyuşturulması yeterli olmaktadır. Bölgesel anesteziler, özellikle alt ekstremite (kalçadan ayaklara kadar uzanan bölge) ameliyatları ve sezaryen doğumda kullanılan bir anestezi çeşitleridir. Sıklıkla duyduğumuz;

  • Spinal anestezi,
  • Epidural anestezi,
  • Kombine spinal epidural anestezi,
  • Kaudal blok anestezi, bölgesel anestezinin türleridir.

Bölgesel anestezideki intravenöz uyuşturma yöntemi, omurganın belirli bölgelerine (santral sinir blokları) yapılan enjeksiyonlar yoluyla gerçekleşir.

Spinal Anestezi

Uygulaması kolay ve sıklıkla tercih edilen bir anestezi çeşididir. Omuriliği saran zarın ve beyin omurilik sıvısının içerisine anestezik ilaçlar enjekte edilir. Bu sayede, omurilik seviyesinde sinirler uyuşturulur. Uyuşma dakikalar içinde başlar ve iğne, uygulanan bölgeden çıkarılır.

Lomber(bel) bölgeye yapılan spinal anestezi uygulaması
Resim 2. Lomber(bel) bölgeye yapılan spinal anestezi uygulaması

Epidural Anestezi

Omuriliğimizi saran iki zarın arasındaki boşluğa (epidural boşluk) enjeksiyon yapılarak gerçekleşen anestezi çeşididir. Epidural anestezide; kateter adı verilen ince, uzun bir tüp kullanılır. Böylelikle anestezik ilaçlar, epidural boşluğa ulaşan bu tüp yoluyla omurgaya enjekte edilir (Resim 3). Enjeksiyon iğnesi bölgeden çıkarılırken, kateter sabit kalır. Buradaki amaç; cerrahi işlem sırasında gerekirse, ek anestezi uygulaması yapabilmektir.

Epidural anestezi çeşidi, normal doğumda ve sezaryende sıklıkla tercih edilmektedir. Bu sayede bilinci açık olan anne, bebeği ile kısa sürede temas edebilmektedir. Epidural anestezi kullanılarak gerçekleşen bu tür doğumlara aynı zamanda “Prenses Doğum” denmektedir.

Epidural anestezi uygulaması
Resim 3. Epidural anestezi uygulaması
Kateterin omurgadaki konumu
Resim 4. Kateterin omurgadaki konumu

Kombine Spinal Epidural Anestezi

Spinal ve epidural anestezinin birlikte uygulandığı anestezi çeşididir. Tek doz spinal anestezi, uyuşturma etkisini hızlı gösterir; fakat etki süresi kısadır. Tam tersi; epidural anestezi, uyuşturma etkisini yavaş gösterir ve etki süresi uzundur. Dolayısıyla cerrahi müdahalenin geç başlamasına sebep olur. Bu yüzden her iki anestezi çeşidinin kombine bir şekilde verilmesi dezavantajlarını dengelemektedir. Bu şekilde başarılı bir operasyon gerçekleşmesi sağlanmaktadır.

Anestezilerin uygulama alanlarına göre farkı
Resim 5. Anestezilerin uygulama alanlarına göre farkı

Özellikle ortopedik cerrahide; yaşlı hastaların ek hastalıkları nedeniyle genel anestezi olamayacakları durumlarda, risk ve ameliyat sonrası ağrı oranını en aza indirmek için bu anestezi türü uygulanmaktadır.

Kaudal Blok Anestezi

Kaudal epidural anestezi çeşidi yetişkinlerde kronik ağrı tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir tekniktir. Sakral epidural boşluğa giriş sağlamak için sakral hiatustan bir iğne sokularak gerçekleştirilir.

Kaudal blok anestezinin uygulanma şekli
Resim 6. Kaudal blok anestezinin uygulanma şekli

Bölgesel ameliyatlarda kullanılan başka anestezi çeşitleri de bulunmaktadır. Bu anestezi uygulamaları; vücudumuzun farklı bölgelerinde yer alan sinir bloklarının (periferik sinir blokları), ameliyat yapılacak yere göre uyuşturulması ve postoperatif (ameliyat sonrası) ağrı tedavisi (analjezi) amaçlarını içermektedir.

Uyuşturma işlemi; anestezinin, ilgili sinire zarar vermeden, sinir çevresine enjekte edilmesi ile gerçekleştirilmektedir. Bu hassas uyuşturma işlemleri, sinir stimilatörü ve ultrasonografi (USG) yardımı ile anestezi uygulanacak bölgenin görüntülenmesi sayesinde kolaylıkla yapılabilmektedir. Periferik sinir bloklarının anestezisi ve analjezik özellikleri hem hastaların çabuk toparlanması hem de özellikle ortopedik ameliyatların uygulanması açısından büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Ortopedik ameliyatlarda uygulama alanlarına göre anestezileri şu şekilde açıklayabiliriz;

Brakial pleksus sinir bloğunun bölümleri ve enjeksiyon yöntemlerine göre uyuşmanın gerçekleştiği bölgeler
Resim 7. Brakial pleksus sinir bloğunun bölümleri ve enjeksiyon yöntemlerine göre uyuşmanın gerçekleştiği bölgeler

Üst ekstremite (el, el bileği, dirsek ve omzu kapsayan bölge) ameliyatları için “brakial pleksus sinir blokları” uyuşturulmaktadır. Brakial Pleksus, omurilikten çıkan sinir köklerinin üç büyük dal halinde seyrederek birbirleri ile bağlantı oluşturduğu, koltuk altı bölgesinde yer alan büyük bir sinir topluluğudur. Bu sinirler kürek kemiği, omuz ve kol kaslarının hareketini ve duyusunu sağlar. Boyundan kola kadar uzanır ve uyuşturma işlemleri şu yaklaşımlar ile gerçekleştirilmektedir;

İnterskalen Blok Anestezi

Kolun interskalen blok anesteziyle uyuşan bölümleri
     Resim 8. Kolun interskalen blok anesteziyle uyuşan bölümleri

Boyunda bulunan sinirlerin uyuşturulması işlemidir. Omuz, üst kol ve dirsek ameliyatlarında kullanılabilmektedir. Özellikle omuz ameliyatları sonrasında ağrıyı kontrol altına almak için analjezi olarak da kullanılmaktadır.

Supraklavikuler Blok Anestezi

Supraklavikuler anestezi ile uyuşmanın gerçekleştiği bölgeler
Resim 9. Supraklavikuler anestezi ile uyuşmanın gerçekleştiği bölgeler

Köprücük kemiğinin üst kısmında bulunan sinirlerin uyuşturulması işlemidir. Dirsek, kol, önkol ve el ameliyatlarında anestezi ve analjezi olarak uygulanabilmektedir.

İnfraklavikuler Blok Anestezi

İnfraklavakuler anestezi ile kolda uyuşmanın gerçekleştiği bölgeler
Resim 10. İnfraklavakuler anestezi ile kolda uyuşmanın gerçekleştiği bölgeler

Köprücük kemiğinin altında bulunan sinirlerin uyuşturulması işlemidir. Dirsek, kol ve el ameliyatları için uygulanabilmektedir.

Aksiller Blok Anestezi

 Aksiller blok anestezi ile uyuşan kolun bölümleri
Resim 11. Aksiller blok anestezi ile uyuşan kolun bölümleri

Koltuk altında bulunan sinirlerin uyuşturulması işlemidir. Ön kol ve el ameliyatları için uygulanabilmektedir.

Ulnar, Radial ve Median Sinir Blokları Anestezisi

Ulnar (kırmızı bölge), Radial (mavi bölge) ve
Median (lacivert bölge) sinir bloklarının uyuşturduğu alanlar
Resim 12. Ulnar (kırmızı bölge), Radial (mavi bölge) ve
Median (lacivert bölge) sinir bloklarının uyuşturduğu alanlar

Alt ekstremite ameliyatları için ise “lomber (bel) ve sakral (kuyruk sokumu) pleksus sinir blokları” uyuşturulmaktadır. 

Alt ekstremite sinir haritası ve sinir bloklarının uyuşturduğu bölgeler
Resim 13. Alt ekstremite sinir haritası ve sinir bloklarının uyuşturduğu bölgeler

Siyatik Blok Anestezi

Siyatik sinir vücuttaki en büyük sinirdir. Siyatik sinir çok büyük olduğu için alt ekstremite boyunca birkaç farklı yerden bloke edilebilmektedir. En yaygın yaklaşım kalça ve diz arkasından uyuşturma işlemidir. Siyatik blok anestezinin etki süresi diğer sinir bloklarına göre daha uzundur. Diz artroskopi, bacak ve ayak ameliyatlarında tercih edilebilmektedir.

Resim 14. Popletial fossadan (diz arkası çukuru) uygulanan anestezi ile bacakta uyuşan bölgeler
Resim 14. Popletial fossadan (diz arkası çukuru) uygulanan anestezi ile bacakta uyuşan bölgeler

Femoral Blok (1 in 3) Anestezi

Tek başına üst bacak ameliyatları ve ameliyat sonrası ağrı kontrolü için kullanılmaktadır. Femoral sinir, obturator ve yan kütanöz sinirleri ile birlikte uyuşturulduğunda (1 in 3) sadece üst bacağın ön kısmı değil tüm bacak, kalçayla birlikte uyuşur. Kalça, ön bacak ve diz kapağı cerrahisi veya kalça kırıklarından sonra ameliyat sonrası ağrı tedavisinde uygulanabilmektedir.

Sadece femoral sinirin bloke edilmesiyle bacakta uyuşturulan bölgeler
Resim 15. Sadece femoral sinirin bloke edilmesiyle bacakta uyuşturulan bölgeler

Ayak Bileği Sinir Blokları Anestezisi

Siyatik sinirin dalı olan yüzeyel peroneal, derin peroneal, tibial ve sural sinirlerinin ve femoral sinirin uç dalı olan safen sinirinin uyuşturulması işlemini içermektedir. Bilek ve yaygın olarak ayak ameliyatlarında uygulanabilmektedir.

Safen sinirinin (mor bölge) bloke edilmesiyle ayakta uyuşan bölge
Resim 16. Safen sinirinin (mor bölge) bloke edilmesiyle ayakta uyuşan bölge

3- Lokal Anestezi

Operasyon küçük bir alanda yapılacaksa lokal anestezi çeşidi tercih edilmektedir. Biyopside ve el cerrahisinde sıklıkla lokal anestezi çeşidi uygulanmaktadır (Örneğin; karpal tünel sendromu). Bu şekilde hasta; bilinci açık olacağından, operasyonları daha rahat ve kolay geçirebilmektedir.

4- Sedasyon

Ameliyata girecek kişinin stresli olabilme ve kendini ameliyata hazır hissetmeme durumu göz önünde bulundurularak yapılan bir tür sakinleştirici yöntemdir. Sedasyonda hasta bilincini kaybetmez fakat operasyonu da kesinlikle hissetmez.  Sedasyon, genel bir anestezi yöntemi değildir. Genellikle lokal ve bölgesel anesteziyi desteklemek için kullanılmaktadır.

Anestezi Çeşitleri Arasındaki Farklar Nelerdir?

Bölgesel ve lokal anestezi çeşitleri, hastanın durumu ve operasyonun çeşidi gibi faktörler el verdiği sürece, genel anestezinin risklerini en aza indirmek için tercih edilmektedir. Bunun yanında, aynı faktörlere bağlı olarak anestezi çeşitleri de kendi arasında birtakım değişiklikler göstermektedir. Sıkça karıştırılan veya aynı zannedilen anestezi çeşitleri arasındaki farkları yazımızda inceleyelim. 

Genel Anestezi ve Bölgesel Anestezi Farkı

Bölgesel anestezi genel anesteziye göre önemli farklar barındırmaktadır. Bunlar,

  • Operasyon sırasında hastanın bilincinin açık olması,
  • Hastanın havayolu reflekslerini koruması ve solunumunu gerçekleştirebilmesi,
  • Şikâyetlerini söyleyebilmesi gibi farklardır.

Bölgesel Anestezi ve Lokal Anestezi Farkı

Ameliyat yapılacak bölgenin büyüklüğüne göre anestezinin bölgesel mi yoksa lokal mi olacağı belirlenmektedir. Bölgesel anestezide vücudun kol ve bacak gibi daha büyük alanları uyuşturulmaktadır. Lokal anestezide ise operasyon yapılacak bölge daha küçüktür ve sadece o bölge uyuşturulmaktadır.

Spinal Anestezi ve Epidural Anestezi Farkı

  • Spinal anestezide tek seferde uyuşturma söz konusudur. Epidural anestezide kateter yoluyla ek doz uygulamaları yapılabilmektedir.
  • Spinal anestezide iğne, omurilik sıvısına girmektedir.
  • Bunaltı ve kusma epidural anestezide daha az görülmektedir.
Epidural ve spinal enjeksiyonların uygulanma şekilleri ve etki alanları
Resim 17. Epidural ve spinal enjeksiyonların uygulanma şekilleri ve etki alanları

Anestezi Çeşidine Nasıl Karar Verilir?

Preoperatif (ameliyat öncesi) bir değerlendirme sürecinden sonra hastanın hangi anestezik uygulamaya uygun olduğu değerlendirilmektedir. Buradaki temel amaç, ameliyat sırasında ve sonrasında gelişebilecek istenmeyen durumları önlemeye çalışmaktır. İlk aşamada hastanın tıbbi hikâyesindeki gerekli bilgiler alınmaktadır. Yani hastanın;

  • Yaşı,
  • Boyu,
  • Kilosu,
  • Vücut kitle endeksi,
  • Varsa kronik hastalıkları veya geçirdiği ciddi hastalıklar ve operasyonlar,
  • Kullandığı ilaçlar,
  • Alerjisi ve alışkanlıkları sorulur.

Sonrasında, gerekli kan tetkikleri, EKG ve akciğer grafisi istenir. Bunların yanında anestezi öncesinde ASA (Amerikan Anesteziyoloji Derneği) Sınıflandırması sisteminden de yararlanılmaktadır. ASA Sınıflandırması sistemi, anestezik yaklaşımın ve özellikle monitörizasyon yöntemlerinin belirlenmesi için yararlı olduğu kabul edilen bir değerlendirme sistemidir. Örneğin;

ASA1: Normal, sistemik bir bozukluğa neden olmayan cerrahi hastalık dışında bir hastalık veya sistemik sorunu olmayan sağlıklı bir kişi.

ASA 2: Cerrahi girişim gerektiren nedene veya başka bir hastalığa (hafif derecede anemi, kronik bronşit, hipertansiyon, amfizem, şişmanlık, diyabet gibi) bağlı hafif bir sistemik bozukluğu olan kişi.

ASA 3: Hastanın aktivitesini sınırlayan; ancak güçsüz bırakmayan hastalığı (hipovolemi, kalp yetmezliği, geçirilmiş miyokard infarktüsü (kalp krizi), ileri diyabet, sınırlı akciğer fonksiyonu gibi) olan kişi.

ASA 4: Gücünü tamamen yitirmesine neden olup hayatına sürekli bir tehdit oluşturan bir hastalığı (şok, dekompanse kalp veya solunum sistemi hastalığı, böbrek, karaciğer yetmezliği gibi) olan kişi.

Hasta muayene edildikten sonra hangi ASA sınıflandırmasına dâhil olduğu ve hangi anesteziye uygun olduğu belirlenmektedir.

Anestezinin Yan Etkileri Nelerdir?

Yazımızın başında açıklamış olduğumuz gibi anestezi çeşitlerinde, enjeksiyon ve solunum yoluyla belirli anestezik ilaçlar kullanılmaktadır. Bununla birlikte, kullandığımız her ilaçta olduğu gibi anesteziklerin de birtakım yan etkileri bulunmaktadır. Görülebilecek yan etkileri anestezi çeşitlerine göre şöyle açıklayabiliriz;

Genel Anestezide Görülen Yan Etkiler

Genel anestezi, yaşlılar veya diyabet gibi kronik hastalıkları olan kişiler için risk oluşturabilmektedir. Ayrıca bazı hastalarda, özellikle yaşlılarda ve çocuklarda yan etkiler birkaç gün sürebilmektedir. Genel anestezi yan etkileri şu şekilde sıralanabilir;

  • Mide bulantısı ve kusma,
  • Ağız kuruluğu,
  • Boğaz ağrısı,
  • Boğuk ses,
  • Uyku hali,
  • Titreme,
  • Kas ağrıları,
  • Kaşınma,
  • Nadir de olsa yaşlı hastalarda meydana gelen kafa karışıklığı, genel anestezi çeşidinde görülebilen yan etkilerdir. Fakat tüm yan etkilerin geçici olduğunu unutmamak gerekmektedir.

Bölgesel Anestezi Çeşitlerinde Görülen Yan Etkiler

Genel anestezinin yan etkileri görülebileceği gibi bu belirtilerin, genel anesteziye oranla ortaya çıkma ihtimali oldukça düşüktür. Bununla birlikte, hastanın durumuna ve geçirdiği operasyona göre bazı yan etkilerin oluşabileceğini bilmekte ve buna bağlı olarak spinal anestezi ve epidural anestezi türlerinde görülebilecek yan etkileri belirtmekte fayda vardır.

Spinal Anestezinin Yan Etkileri;

  • İğnenin beyin omurilik sıvısına ulaşması sebebiyle vücuttan bir miktar atılan omurilik sıvısına bağlı baş dönmesi,
  • Düşük kalp atış hızı,
  • Düşük tansiyon,
  • Mide bulantısı ve kusma belirtileri, yapılan araştırmalarda spinal anestezide görülen yaygın yan etkilerdir.

Epidural Anestezinin Yan Etkileri;

  • Kan basıncının düşmesi,
  • Bel ağrısı,
  • Anestezinin uygulandığı bölgede; kanama, morarama ve şişlik,
  • Baş ağrısı, görülebilecek yan etkilerdir.

Nadir görülen bu etkiler dışında bölgesel anesteziler, genellikle herhangi bir yan etki görülmeden uygulanabilmektedir.  

Sonuç olarak unutmayınız ki; anestezi doktorunuz, ameliyat öncesinden sonrasına kadar oluşabilecek her türlü istenmeyen durumda yanınızdadır ve güvenliğinizi sağlayacaktır. Bu yüzden; doktorunuza güvenmek, stresinizi hafifletip daha rahat bir operasyon geçirmenize katkı sağlayabilmektedir. Yazımıza dair sormak istediklerinizi bizimle paylaşmak için iletişime geçebilirsiniz.

Randevu için tıklayınız

Kayhan Turan

Ortopedi ve Travmatoloji doktoru Op. Dr. Kayhan Turan’ın uzmanlık alanı eklem protez cerrahisi ve robotik diz-kalça protez cerrahisidir. Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi olan Op. Dr. Kayhan Turan, Robotik Ortopedi Cerrahi Derneği (ROCD) başkanlığını yapmaktadır. Aynı zamanda Robotik Ortopedi Cerrahi Merkezi ve Turan Turan Kemik Kas Eklem Sağlığı Merkezi’nin medikal direktörlüğünü yürütmektedir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu