BlogDiz

Diz İğnesi: Ameliyatsız Diz Sıvı Kaybı Tedavisi

Merdiven çıkarken artan diz ağrısı, oturup kalkarken dizde takılma hissi gibi yakınmalara sahipseniz diz eklem sıvınızda oluşan sorunlar ile karşı karşıya kalabilirsiniz…

Diz eklem sıvısının yapısının değişmesi ve özelliğini kaybetmesi halk arasında “dizde sıvı kaybı” olarak ifade edilse de eklemlerdeki sıvının azaldığını söylemek doğru değildir. Diz eklem sıvısının yapısal özelliğini kaybetmesi, diz kireçlenmesi başta olmak üzere çeşitli eklem hastalıklarına neden olmaktadır. Ancak diz kireçlenmesi ve eklem hastalıklarının tedavisinde ilk seçenek her zaman ameliyat değildir.

Dizde sıvı kaybı tedavisinde ağrıyı rahatlatmak ve doku onarımını sağlamak için ameliyatsız tedavi seçenekleri arasında yer alan diz iğnesi yani enjeksiyon tedavileri de uygulanabilmektedir.

Siz de dizde sıvı kaybı sorunu yaşıyor ve tedavi görmüyorsanız zamanla diz kireçlenmesi riskiyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu nedenle belirtileri takip edip nasıl bir yol izleyeceğinizi öğrenmek atmanız gereken ilk önemli adımdır.  Ameliyatsız diz sıvı kaybı tedavisinde uygulanan diz iğneleri (enjeksiyonlar) nelerdir, nasıl uygulanır ve diz ağrılarınız üzerindeki etkilerine dair bilgileri yazımızın devamında bulabilirsiniz.

İçindekiler

Diz Eklem Sıvısı ve Görevi

Sinovyal sıvı veya genel olarak bilinen adıyla eklem sıvısı, kalın ve yapışkan bir kıvama sahiptir. Sinovyal sıvı; diz ekleminde sürtünmeleri azaltmak için kayganlaştırıcı ve vücudumuzun hareketine yardımcı olan bir amortisör görevi görmektedir. Böylece kalkmak, oturmak veya ayakta durmak gibi hareketler rahatça yapılabilmektedir.

Başta diz eklemi olmak üzere vücudumuzdaki oynar eklemlerde sinovyal sıvı doğal olarak üretilmektedir. Ancak; yaşlanma, aşırı kilo, diz yaralanması-travması ve dizlerin yanlış fiziksel hareketi gibi faktörlere bağlı olarak dizdeki sıvı doğal özelliğini kaybetmektedir.

Diz Eklemde Sinovyal Sıvının Bulunduğu Bölge
Resim 1. Diz Eklemde Sinovyal Sıvının Bulunduğu Bölge

Dizde Sıvı Kaybı Nedir?

Sinovyal sıvı vücudun doğal bileşeni olarak herkeste bulunur. Fakat bazı durumlarda diz eklem sıvısının yapısı değişmekte ve özelliğini kaybetmedir.  Bu durum ise ‘’dizde sıvı kaybı’’ olarak ifade edilmektedir. Diz eklem sıvısının yapısının değişmesi ve özelliğini kaybetmesi ise diz kireçlenmesi başta olmak üzere çeşitli eklem hastalıklarına neden olabilmektedir.

Eklemde gerekli olan kaliteli yapısal özelliğe sahip sıvıyı üretilemediğinde, bu sıvının eklem içerisine bir iğne ile enjekte edilmesi gerekebilir. Böylece eklemdeki kayganlık arttırılarak sürtünme en aza indirgenmektedir.

Ameliyatsız Diz Sıvı Kaybı Tedavisi ve Diz İğnesi

Diz eklem sıvısının özelliğini kaybetmesi nedeniyle görülen diz ağrılarında ilk seçenek her zaman ameliyat değildir. Dizde sıvı kaybının ameliyatsız tedavisinde uygulanan diz iğnesi (enjeksiyon) bu aşamada önemli bir yer tutmaktadır.  

Ameliyatsız diz sıvı kaybı tedavisinde uygulanan eklem içi diz iğnesinin amacı; diz ekleminde oluşan aşınmayı ve sürtünmeyi engellemektir. Böylece hastaların ağrı ve diğer yakınmaları azalmaktadır.

Dize sıvı enjekte edilmesi ile ekleme kayganlık özelliği kazandırılarak kemik yüzeyleri arasındaki sürtünmenin engellenmesi amaçlanmaktadır. Enjeksiyonlar, diz ağrılarına ve yakınmalara yardımcı olur, ancak kesin bir tedavi sağlamayabilir.

Hyalüronik Asit Nedir?

Hyalüronik asit, eklem kıkırdaklarında ve eklem sıvısında bulunan ve eklemin kayganlığını sağlayan özel bir proteindir. Diz eklemindeki sıvı miktarının azalması sonucu oluşan kıkırdak kaybı ve kemiklerde sürtünme; hastalarda ağrı ve hareket kısıtlılığına neden olmaktadır. Peki, hyalüronik asit ne işe yarar?

Ameliyatsız diz sıvı kaybı tedavisinde; sinovyal sıvıdaki yapısal değişiklikleri gidermek için dize uygulanan hyaluronik asit enjeksiyonu, hastaların diz ağrılarında rahatlama sağlamaktadır. Ancak uzun vadede etkisi yeterli olmayabilmektedir. Hyalüronik asit enjeksiyonun klinik iyileşme süresi ise yaklaşık 3-6 aydır.

Dize Hyalüronik Asit Enjeksiyonu
Resim 2. Dize Hyalüronik Asit Enjeksiyonu

Ameliyatsız Diz Sıvı Kaybı Tedavisinde Kortizon İğnesi

Dizlerimiz günlük işlerimizi ve aktivitelerimizi gerçekleştirirken bizleri desteklemektedir. Ancak sürekli devam eden diz ağrıları çoğumuzun hayatında olumsuz etkilere neden olmaktadır. Ameliyatsız diz sıvı kaybı tedavisinde uygulanan seçeneklerden bir diğeri ise kortizon iğnesidir.

Kortizon bir steroid hormonudur. Kortizol adı verilen kortizonun doğal formu vücudunuzda bulunmaktadır. Adrenal bezin dış tarafı tarafından üretilmekte ve stres altındayken vücudun tepki vermesine yardımcı olmaktadır.

Dize enjekte edilen kortizon ise vücudunuzdaki doğal kortizonun sentetik ve daha uzun ömürlü şeklidir. Kortizon iğnesi, ağrıya neden olan şişliği ve enflamasyonu azaltarak daha kolay hareket etmenize yardımcı olmaktadır.

Ancak kortizon iğnesi diz ağrıları için geçici bir çözümdür. Hafif veya orta derecede diz kireçlenmeniz varsa, dizde kortizon iğnesinin etkisi üç ay veya daha uzun sürebilmektedir. Ancak kireçlenmenin ilerlemesini durdurmamaktadır. 

Dize enjekte edilen kortizon iğnesi sene içerisinde sadece üç veya dört kez uygulanabilmektedir. Kortizon iğnesinin belirtilen miktardan daha fazla uygulanması ise diz ekleminizdeki kıkırdak hasarının ilerlemesine neden olabilmektedir.

Ameliyatsız Diz Sıvı Kaybı Tedavisinde PRP İğnesi

PRP Nedir?

PRP (veya Türkçede kısaltması TZP olan), trombositten zengin plazma anlamına gelmektedir. Trombositler bir tür kan hücresidir. Ana işlevleri kanın pıhtılaşmasıdır ve kemik iliğinde üretilmektedir. Ayrıca dokuların onarılmasına katkı sağlayan büyüme faktörleri içermektedir. Bu büyüme faktörleri aktive edildikleri zaman, vücudun kendi iyileşme mekanizmalarına destek olarak, hasarlı dokuların onarılmasına yardımcı olmaktadır. 

PRP Tedavisi Nedir?

Ameliyatsız diz sıvı kaybı tedavisinde uygulanan seçeneklerden bir diğeri ise PRP iğnesidir. PRP tedavisinde kullanılan trombositler, hastanın kendi kanından alınan numuneden ayrıştırılarak elde edilmektedir. Elde edilen PRP iğnesi hasar oluşan bölgeye enjekte edilmektedir. Enjekte edilen PRP iğnesi içerisinde, yüksek konsantrasyonda trombosit ve büyüme faktörü bulunmaktadır.

PRP Tedavisi
Resim 3. PRP Tedavisi

PRP tedavisi; yaralı tendon, ligaman, kas, eklem veya disk hasarlarında iyileşme ve büyüme süreçlerini aktive eder.

Eklem içine yapılan PRP iğnesi sırasında hastalarda az derecede ağrı ve acı hissi oluşturmaktadır. Diz eklem kireçlenmesinde PRP iğnesi 2-4 haftada bir olmak üzere 3 veya 4 kez uygulanmaktadır.  Ancak ileri derece diz kireçlenmesi ve kıkırdak hasarı olan kişilerde PRP tedavisi ile sonuç yeterli etki elde edilmemektedir.

Dizde Kök Hücre Tedavisi

Kök hücre enjeksiyonları, ameliyatsız diz sıvı kaybı tedavisinde uygulanan seçeneklerden bir diğeridir. Kök hücreler, hyalin kıkırdak dâhil birçok farklı doku türüne dönüşme potansiyeli olan ve vücudumuzda doğal olarak oluşan hücrelerdir. Eklem kıkırdağı yaralanmaları, tendon hasarı ve yumuşak doku yaralanmaları gibi spor yaralanmaları; diyabetik ayak yaralarının tedavisi ve eklem kireçlenmelerinin ameliyatsız tedavisinde kök hücre enjeksiyonlarından faydalı sonuçlar alınmaktadır.

Dizde Kök Hücre Tedavisi
Resim 4. Dizde Kök Hücre Tedavisi

Dizde Kök Hücre Tedavisi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Dizde kök hücre tedavisi, ağrıyı azaltmaya yardımcı olsa da kıkırdak hücrelerinin parçalanmasına neden olan hasarın tedavisinde tek seferlik kök hücre tedavisinden fazlası gerekmektedir. Bağ dokusu ve diğer yumuşak doku onarımının yanı sıra iyileşme sürecini ilerletmek için genellikle ikinci bir tedaviye ihtiyaç duyulmaktadır. Eklemdeki hasara bağlı olarak bazen destekleyici tedaviler ve tekrarlayan kök hücre diz enjeksiyonları gerekebilmektedir.

Kök hücre tedavisi, her hastada farklı yanıt verebilir ve işlemin eklem ağrılarını hafifletme başarısı hastanın durumuna göre farklılık gösterebilir. Örneğin, kök hücre tedavisi; kanser hastaları, enfeksiyonlu hastalar ve kanla ilgili tıbbi sorunları olan hastalar için uygun bir tedavi değildir. Ayrıca eklem hasarının ilerlediği durumlarda, eklem içine yapılan kök hücre diz enjeksiyonunun, hasarı tamamen iyileştireceğine dair bilimsel bir kanıt henüz yoktur.

Diz kireçlenmesi ileri seviyedeyse ve yakınmalarınız şiddetliyse kök hücre tedavisiyle uzun vadede başarılı sonuçlar almak zor olabilmektedir (resim.5) Op. Dr. Kayhan Turan’ın diz kireçlenmesinde kök hücre tedavisinin ne kadar etkili olduğunu açıkladığı videoyu izlemek için tıklayınız.

Diz kireçlenmesi evreleri
Resim 5. Diz kireçlenmesi evreleri

Dizde Kriyoterapi (Sinir Dondurma) Tedavisi

Kriyoterapi nedir? Kriyoterapi, ağrılı eklem bölgesine iğne ile uygulanan minimal girişimsel bir yöntemdir. Kriyoterapi tedavisinde ilk olarak hedeflenen sinir belirlenmekte ve ağrı duyusunu beyine taşıyan duysal sinir uçları dondurularak ağrı hissinin beyine iletimi engellenmektedir. Böylece hastanın diz ekleminden kaynaklanan ağrıları hissetmemesi sağlanmaktadır.

Ultrason eşliğinde yapılan kriyoterapi uygulaması lokal cilt anestezisi ile yapıldığı için, hasta işlem sırasında iğnenin batma hissi dışında ciddi bir ağrı hissetmemektedir. Hasta işlemden hemen sonra kalkıp yürüyebilmektedir. Ancak ilk 3 gün dizini aşırı zorlamaması ve fazla ayakta kalmaması önerilmektedir.

Yaklaşık 1-2 hafta içinde dizdeki ağrıyı hafifleten etkisi görülmektedir. Kriyoterapi ile sağlanan ağrı hafifletici etki 6-12 ay boyunca devam etmektedir. Gerekli görülmesi halinde ise tekrar uygulanabilmektedir.

PRP, kök hücre, kriyoterapi ve kortizon iğnesinin yanı sıra proloterapi ve nöroproloterapi gibi seçenekler de ameliyatsız diz sıvı kaybı tedavisinde uygulanan iğneli tedavi yöntemleridir. Dizde sıvı kaybı ve diz kireçlenmesinin erken dönemlerinde dize sıvı enjekte edilmesi ağrıların hafiflemesini sağlamaktadır. Ancak her tedavi yönteminin işlevselliği ve başarısı her hasta için farklıdır.

Dizde Sinir Dondurma (Kriyoterapi)
Resim 6. Dizde Sinir Dondurma (Kriyoterapi)

Ameliyatsız Diz Sıvı Kaybı Tedavisi Hakkında Önemli Bilgiler

İleri derece diz kireçlenmesinde diz iğneleri eklemin onarılmasında etkili değildir. Bu nedenle ileri derece diz kireçlenmesi olan hastalarda uygulanması tavsiye edilmemektedir.

Diz kireçlenmesi genellikle; hafif şişlikler, hafif kireçlenme, orta derece kireçlenme ve şiddetli diz kireçlenmesi olarak 1 ila 4 arasında derecelendirilmektedir.

İşte, Ameliyatsız Diz Sıvı Kaybı Tedavisi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

  • Kıkırdak kaybı görünür duruma geldiğinde ve kemikler birbirine yaklaşıp eklem boşluğu daralmaya başladığında kireçlenme seviyesi 2 (iki) veya daha üzeri dereceye sahip demektir.
  • Kök hücre veya PRP iğnesi gibi alternatif yöntemler, bu seviyeden önce yani eklem boşluğu daralmadan önce etkili olabilir. Ancak tüm kıkırdağın aşındığı ve kemiklerin birbirine sürtünerek hasarın oluştuğu daha ileri aşamalar ‘şiddetli diz kireçlenmesi” olarak değerlendirilmektedir.
  • İleri seviye kireçlenmede enjeksiyon yöntemleri diz ağrılarını hafifletse bile tam anlamıyla başarılı olmamaktadır. Bu durumda en güvenilir ve uzun vadeli çözüm ise diz protez ameliyatıdır.
  • Birçok hasta eklem protez ameliyatından önce alternatif tedavilerin çoğunu denese de ameliyatsız diz sıvı kaybı tedavisi seçenekleri arasında yer alan diz iğneleri çoğunlukla erken dönemde önerilmektedir.
  • Diz kireçlenmesinde ameliyat gerektiren durumlarda alternatif tedavilerin uygulanması kireçlenme sürecini durduramamakta veya ağrı gibi belirtileri kalıcı şekilde hafifletmemektedir.
  • Bu süreçte maddi kayıpların yanında hem tedaviye olan inanç ve hem de zaman kaybedilmektedir.  Ayrıca zaman içerisinde eklemdeki hasar daha da ilerleyebilir ve tedavi süreci büyük ölçüde zorlaşabilmektedir. Bu nedenle tedavide zamanlama ve tercihler önemlidir.
  • Dizde sıvı kaybı ve diz kireçlenmesinde diz iğnesi uygulamalarının ne kadar başarılı olacağı; yakınmalarınızın şiddetine, kireçlenme durumuna ve güvenilir bir doktor kontrolüne bağlıdır.

Eğer siz de dizde sıvı kaybı sorunu yaşıyorsanız, vakit kaybetmeden tedavi seçeneklerini değerlendirmenizi öneririz. Unutmayın ki, doğru zamanda uygulanan doğru tedavi yöntemleri ilerleyen zamanlarda daha ciddi diz problemleri yaşamanızı önleyebilmektedir.

Diz sağlığınızla ilgili problemlerde uzman görüşü almak için yakın zamanda çektirdiğiniz röntgen veya MR görüntülerini bize gönderebilir, sorularınızı yorumlarda paylaşabilir; tanı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.

Randevu için tıklayınız

Kayhan Turan

Ortopedi ve Travmatoloji doktoru Op. Dr. Kayhan Turan’ın uzmanlık alanı eklem protez cerrahisi ve robotik diz-kalça protez cerrahisidir. Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi olan Op. Dr. Kayhan Turan, Robotik Ortopedi Cerrahi Derneği (ROCD) başkanlığını yapmaktadır. Aynı zamanda Robotik Ortopedi Cerrahi Merkezi ve Turan Turan Kemik Kas Eklem Sağlığı Merkezi’nin medikal direktörlüğünü yürütmektedir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu