Blog

Diz Ağrısı Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Diz ağrısı, toplumda en yaygın görülen ve tedavi için en sık başvurulan ortopedik sorunlardan biridir. Son 20 yılda diz problemlerinin yaklaşık %65 arttığı ve gün geçtikçe bu sayının yükseldiği düşünülüyor. Vücudun en büyük eklemi olan, dize hareket yeteneği ve kararlılık sağlayarak gün içinde her türlü aktiviteyi rahatlıkla yapmamızı sağlayan diz eklemi kemik, kıkırdak, bağ ve tendonlardan oluşan karmaşık bir yapıya sahiptir. Diz eklemimizi sürekli aktif olarak kullandığımızdan zedelenme ve yaralanmalara, dolayısıyla ağrıya en yatkın eklemlerden biridir.

Diz eklemi ağrısı ister erken yaşlarda yaşadığınız bir diz yaralanmasının sonucu olsun, ister yıllar içinde meydana gelen aşınma ve yıpranmaya bağlı diz kireçlenmesinin sonucu olsun, diz ağrınızdan kurtularak rahat ve aktif bir yaşama kavuşmanın ilk adımı yaşadığınız sorun hakkında doğru bilgi edinmektir. Ancak, diz ağrısına neyin neden olduğu ve diz ağrısı tedavileri hakkında toplumda birçok yanlış anlama vardır. Diz ağrısı hakkında doğru bilinen yanlışların neler olduğunu ve gerçek bilgileri öğrenerek diz ağrınız için neler yapabileceğinize karar verebilirsiniz.

İşte, diz ağrısı hakkında yanlış bilinenler ve doğrular:

1. Diz ağrısı yaşayanlar fiziksel aktivitelerini tamamen azaltmalıdır (Yanlış)

Diz eklemi üzerinde fazla baskı oluşturacağından ve diz sorununu şiddetlendireceğinden diz ağrısı yaşayanların fiziksel aktivitelerini tamamen sınırlaması gerektiği düşünülebilir. Ancak, düzenli olarak egzersiz yaptığınız aktif bir yaşam tarzı hem diz ağrısını önlemek hem de ağrıyı zamanla hafifletmek için önemlidir. Diz eklem ağrısı nedeniyle günlük yaşamınızda aktif hareket etmekten kaçınabilirsiniz. Ancak, bu durum diz ekleminizde hareket aralığının ve hareket kabiliyetinizin azalmasına yol açarak daha ciddi eklem sorunlarına neden olabilir. Diz eklemi üzerinde yoğun baskı oluşturmayacak hafif egzersizler, yürüyüş, yüzme, pedal çevirme gibi sporları deneyebilirsiniz (Resim 1). Ayrıca, doktorunuzun önerisiyle birlikte fizik tedavi uygulamaları da kas ve eklem gücünüzü artırarak hareketlerinizi desteklemeye yardımcı olacaktır. Diz ağrınız olsun ya da olmasın egzersiz ve aktif bir yaşam tarzıyla hem diz ekleminizin hareket açıklığını hem de eklem sağlığınız için uygun kiloyu korumuş olursunuz. Ancak, dizinize fazla yüklenmenin ve ağrıyı görmezden gelerek yoğun fiziksel aktivitelere devam etmenin ağrıyı arttırabileceğini unutmayın.

Düzenli egzersizler, diz ağrısına karşı önlem almanın en iyi yollarından biridir.
Resim 1. Düzenli egzersizler, diz ağrısına karşı önlem almanın en iyi yollarından biridir.

2. Diz ağrısı her zaman dizle ilgili problemin bir sonucudur (Yanlış)

Diz ağrısı her zaman doğrudan dizle ilgili bir problemden kaynaklanmaz. Bel, kalça, ayak bileği gibi vücudun diğer bölgelerinden kaynaklanan sorunlar da diz ağrısına neden olabilir. Çoğu eklem ağrısı eklem kireçlenmesi, spor yaralanmaları, dize alınan darbeler, daha önceden yaşanan diz yaralanmaları veya tekrarlanan zedelenmeler sonucu meydana gelir. Ancak, eklem kıkırdağında bozulmaya neden olabilen genetik hastalıklar da eklem ağrılarını tetikleyebilir. Viral enfeksiyonlar, Lyme hastalığı, Gut hastalığı gibi altta yatan başka bir hastalıkla ilgili durumlar da kas ve eklem ağrısı belirtilerine yol açtığı gibi bazı durumlarda diz ekleminin kendisi birincil sorun olmayabilir. Osteoporoz, fibromiyalji, bursit, tendinit gibi durumlarda eklem çevresindeki kemikler, kaslar, bağlar, tendonlar gibi yapılardan kaynaklı ağrılar yaşanır. Diz ağrısı tedavisinde en doğru yöntemi belirlemek için ağrıya neden olan altta yatan sebebin belirlenmesi gerekir.

3.Diz ağrısı yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçasıdır (Yanlış)

İlerleyen yaş ile birlikte diz sorunlarına yol açan risk faktörlerine daha yatkın hale gelebiliriz, ancak yaşlanmayı doğrudan diz ağrısının kaçınılmaz bir nedeni olarak kabul etmek doğru değildir. Diz eklem kıkırdağında yıllar içerisinde oluşan aşınma ve yıpranma sonucu diz kireçlenmesi ve buna bağlı ağrılar meydana gelebilir. Özellikle 65 yaşından sonra kireçlenme görülme sıklığının hızla arttığı bilinmektedir. Sadece eklem kıkırdağı değil, yaşla birlikte kalça ve bacaklarda kas gücümüzün azalmasıyla birlikte ağrılara karşı daha yatkın hale gelebiliriz. Tek risk faktörü bunlar da değildir, fazla kilolar dizlerinizin taşıması gerekenden daha fazla yüke maruz kalmasına neden olur. Diz eklemine binen fazla ağırlık eklem kireçlenmesi riskini arttırabilir. Ayrıca, kadınlarda hormonal değişimler ve osteoporoz da diz ağrıları için bir risk faktörüdür. Ancak, yapılan çalışmalar kilo vermek ve düzenli egzersiz gibi yaşam tarzı değişikliklerinin ilerleyen yaşa rağmen diz ağrısını önlemeye yardımcı olduğunu göstermiştir.

4.Doğal tedavi yöntemleri ve beslenmeyle diz ağrınızı geçirebilirsiniz (Yanlış)

Diz ağrısı tedavisi için iyi olduğu düşünülen pek çok besin takviyesi, ürün ve doğal tedavi yöntemleri vardır. Ancak, bunlardan hangilerinin gerçekten işe yaradığı ve sağlığımızı olumsuz etkilemeyeceğini bilmek önemlidir. Nasıl beslendiğimiz ve sağlıklı bir beslenme düzeni başta kilo kontrolü nedeniyle eklem ağrılarını gerçekten etkileyen bir faktördür. Yapılan bir araştırmada, vücut ağırlığımızın sadece yüzde beş oranında azalması bile diz eklem ağrısını ve hareketliliğimizi arttırmada etkili olduğu görülmüştür.

Diz ve eklem ağrılarını tamamen geçirecek mucizevi bir ürün olmasa da glukozamin ve kondroitin sülfat, D vitamini, Omega-3 gibi destekleyici doğal veya kimyasal takviyelerin eklem ağrılarına iyi geldiği düşünülmektedir. Ancak, bunların her hastada aynı sonucu vermeyeceği, eklem sorunları için hızlı ve kesin bir çözüm olmadığı unutulmamalıdır. Diz ve eklem ağrılarınız için doğal besin ve takviyeler kullanmadan önce mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekir.

5.Diz ağrısı tedavisinde ‘steroid enjeksiyonları’ her zaman fayda sağlar (Yanlış)

Steroid enjeksiyonları, diz kireçlenmesi ve eklem iltihaplanmasının neden olduğu ağrı yakınmalarını hafifletmeye yardımcı olan tedavi yöntemlerinden biridir, ancak sorunun asıl nedenini tamamen ortadan kaldırmaz. Genellikle aniden şiddetlenen eklem ağrıları için uygulanan steroid enjeksiyonları geçici bir rahatlama sağlar. Uzun süre boyunca tekrarlanan enjeksiyonlar ise eklemin kendisine zarar verebilir ve yan etkilere neden olabilir. Bu nedenle, diz ağrısı tedavisinde steroid enjeksiyonları her zaman fayda sağlayacağınız bir yöntem olarak düşünülmemelidir (Resim 2).

Diz kireçlenmesi ve eklem iltihaplanması gibi durumlarda diz eklemine uygulanan steroid enjeksiyonları ağrıyı hafifletmeye yardımcı olsa da kalıcı bir çözüm değildir.
Resim 2. Diz kireçlenmesi ve eklem iltihaplanması gibi durumlarda diz eklemine uygulanan steroid enjeksiyonları ağrıyı hafifletmeye yardımcı olsa da kalıcı bir çözüm değildir.

6.Diz Ağrısı Yağmurlu Havanın İşaretidir (Yanlış)

Çoğu kişi diz eklemi ağrısının yağmurlu havanın habercisi olduğuna inansa da, yağmurun veya nemin artrit yakınmalarını ve diz ağrısını şiddetlendirdiğine dair kesin bir bilimsel kanıt yoktur. Bazı bilim insanları, hava olaylarına bağlı olarak atmosferik basınçtaki değişikliklerin vücudumuzda da değişimlere ve ağrıya neden olabileceği görüşündedir. Ayrıca, yağmurlu veya soğuk havalarda genellikle evlerimizde daha fazla vakit geçiririz ve aktivite seviyemiz azalır. Bu durumlar, yağmurlu havalarda diz ağrısı gibi yakınmaların bir nedeni olarak düşünülebilir. Ancak, diz ağrıları ve yağmur arasında doğrudan ilişki olduğunu gösteren kesin bir bilgi yoktur (Resim 3).

Diz ağrısı, halk arasında yağmurlu havanın habercisi olarak bilinse de bu bilgiyi doğrulayan kesin bir kanıt yoktur.
Resim 3. Diz ağrısı, halk arasında yağmurlu havanın habercisi olarak bilinse de bu bilgiyi doğrulayan kesin bir kanıt yoktur.

7.Diz ağrısında tek tedavi yolu diz protezi ameliyatıdır (Yanlış)

Diz ağrısının, şiddetli diz kireçlenmesinden kaynaklandığı durumlarda hasarlı eklem yüzeyinin protez adı verilen yapay bir eklemle değiştirildiği diz protez ameliyatları uzun süreli çözüm sağlayan en güvenilir yöntemdir. Ancak, diz ağrısının tedavisinde diz protez ameliyatı her zaman tek seçenek değildir. Uygun tedaviye diz ağrısına neden olan durum belirlenerek karar verilir, kireçlenme söz konusuysa diz eklemindeki hasarın şiddetine ve hastanın yakınmalarına göre ameliyat veya ameliyat dışı tedaviler denenebilir. Kilo verme, egzersiz, ilaç tedavisi, fizik tedavi, eklem içi enjeksiyon uygulamaları gibi yöntemler diz kireçlenmesinde ameliyatsız tedavi yöntemlerinden bazılarıdır. Ancak, ameliyatsız tedaviler diz ağrısını hafifletmede artık fayda sağlamıyorsa, şiddetli diz ağrıları, hareket güçlüğü, yürüme zorluğu, dizde şişlik gibi artan sorunlar yaşanıyorsa diz protez ameliyatı tek seçenek olarak kabul edilebilir.

Dizinizdeki ağrının birçok farklı nedeni ve farklı tedavi seçenekleri olabilir. Diz ağrısı hakkında doğru ve yanlış bilgiyi birbirinden ayırmak tedavi sürecinde atacağınız ilk adımdır. Diz ağrısı ve size uygun tedavi yöntemleri hakkında detaylı bilgi için Op. Dr. Kayhan Turan ve uzman ekibine ulaşabilirsiniz.

Randevu için tıklayınız

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. Dizlerimde kireçlenme varmış
    ayaklarımında bilekleri çok ağrıyor
    SSK emeklisiyim
    gerçek yaşım 64
    göbeğim büyük Kilo veremiyorum
    yürümekte çok zorlanıyor hiç DİZ çökemiyorum
    ne kadar para gerekir tek gelirim emekli ayliğım

    1. Merhaba İhsan Bey, öncelikle geçmiş olsun. Size yardımcı olmak isteriz. Dizinize ait yakın zamanda çektirmiş olduğunuz röntgen veya MR görüntünüzü bize gönderdiğiniz takdirde incelenip size geri dönüş sağlayabiliriz. Dizinizin işlevsel durumunu değerlendirebilmek ve diz ağrınızın tedavisi ile ilgili bilgi edinebilmemiz için https://oxforddiztesti.kayhanturan.com/ linkini gönderiyoruz. Cevaplandırmanız halinde durumunuz hakkında bilgilendirme yapmak için sizleri arayacağız. Fiyat ve detaylı bilgi almak için 0505 999 1 777 numaralı hattımızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu