Blog

Oruç ve Kas İskelet Sistemi Sağlığına Etkileri

Sağlıklı bir yaşam için bedenimizi ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bizi destekleyen kemik ve eklemlerimizin de sağlıklı olması gerekir. Eklem ve kemik sağlığının ise tükettiğimiz gıdalar ve beslenme şeklimizle doğrudan ilişkili olduğu bilinen bir gerçektir. Diyetimizde ve yeme alışkanlıklarımızda yaptığımız değişiklikler kemik sağlığımızı doğrudan etkiler. Bu nedenle, özellikle ramazan ayında oruç, beslenme ve kemik sağlığı ilişkisi merak edilen konulardan biridir.

Son yıllarda, ramazan orucunun yanı sıra aralıklı oruç (intermittent fasting) olarak bilinen beslenme şeklinin sağlık üzerindeki etkileri yoğun şekilde araştırılmakta ve tansiyon, kolesterol, kan şekeri seviyeleri gibi faktörler üzerinde olumlu etkileri olduğu rapor edilmektedir. Bununla birlikte, oruç döneminde eklem problemlerinin azaldığını gösteren sonuçlar da bulunmaktadır. Peki, orucun sağlığımız üzerindeki etkileri nelerdir?

orucun-sagligimiz-uzerindeki-etkileri-nelerdir

Oruç ve Sağlık

Tarih boyunca çeşitli kültür ve dinlerde oruç tutmak önemli bir değere sahip olmuştur. Aynı zamanda orucun sağlık üzerindeki olumlu etkileri de eski zamanlardan beri doktorlar ve bilim insanları tarafından yoğun şekilde araştırılmaktadır. 1800’lü yıllardan beri yaşam tarzı, diyet ve oruçla ilgili birçok çalışmanın yapıldığı görülür. Özellikle son yıllarda terapötik yani iyileştirici etkisiyle aralıklı oruç denilen beslenme şekli oldukça dikkat çekmiştir. Belirli bir süre su hariç tüm yiyecek ve içeceklerden uzak durulan bu oruç şeklinin sağlığı geliştirici faydaları olduğu kanıtlanmıştır.

Oruç esnasında fizyolojik ve biyokimyasal birçok değişim meydana gelir, vücudumuz esas olarak yağ yıkımına öncelik verir ve hücrelerimiz enerji elde etmek için iç kaynakları daha verimli kullanır. Tıpkı düzgün çalışmayan bir bilgisayarın yeniden başlatılması gibi, oruçla birlikte vücudumuz kendi iç çevresine uyum sağlayarak hücresel fonksiyonlarını iyileştirmek için kendine zaman bulabilir. Bununla birlikte, kontrolsüz oruçta denge aşıldığında vücut enerji kaynağı olarak proteinleri kullanmaya başlarsa organ yetmezliği nedeniyle ölümle sonuçlanabilir. Bu nedenle oruç sürecinin bilinçli şekilde devam etmesi gerekir.

Bugüne kadar oruç ve aralıklı oruçla (sağlığı iyileştirme amaçlı) ilgili yapılan çalışmalar, hemen hemen her organ ve sistemde fayda sağladığını göstermiştir. Oruçtan olumlu şekilde etkilenen hastalıklar arasında kardiyovasküler hastalıklar ve hipertansiyon, diyabet, epilepsi, obezite, otoimmün hastalıklar, pankreatit, iltihaplı hastalıklar, egzama ve sedef hastalığı gibi birçok durum vardır. Orucun sağlık üzerine olumlu etkilerini görmek için, orucu takiben sağlıklı bir beslenme, daha düşük tuz ve yağ oranları, yüksek lif, sebze, düşük şeker içeren bir diyet gerektiği göz önüne alınmalıdır.

Orucun Fizyolojik Faydaları

Dini, kültürel veya terapötik amaçlı tutulan her oruç şekli günün belirli bir bölümünde yemek yememeyi kapsar. Bu derin bir dinlenme dönemi olarak düşünülebilir; bu süre boyunca vücudunuz çeşitli fizyolojik aktiviteleri hızlı şekilde gerçekleştirmekte daha özgürdür. Bu durum bazı fizyolojik faydaları da beraberinde getirebilir;

Adaptasyon

Oruç, tat sensörlerinizin düşük tuz alımına uyum sağlamasına yardımcı olur. Bu süreçte vücudunuz düşük tuzlu yiyeceklere adapte olarak sağlığı geliştiren bir diyetin benimsenmesi kolaylaşır.

Enzimatik Düzenlenme

Oruç tutarken vücudunuz, metabolik yollarda görev yapan birçok enzimi harekete geçirir. Bu değişiklikler, açlık sürecinden sonra da devam edebilir. Oruç açlığından sonra hastalarda görülen bazı klinik gelişmelerin enzimatik düzenlemeler yoluyla olabileceği düşünülmektedir.

Kilo Kaybı

Kilo vermenin en iyi yolu olarak açlık genellikle önerilmese de, aralıklı orucun olası sonuçlarından biri kilo kaybıdır. Ancak, sağlıklı kiloya ulaşmak için egzersizle birlikte dengeli bir beslenmenin en iyi yol olduğu unutulmamalıdır.

Detoksifikasyon

Oruç genellikle vücudun toksinlerden arınmasını kolaylaştırırken, kolesterol ve ürik asit gibi endojen maddelerin ve diğer toksik kimyasalların ortadan kaldırılmasını sağlayan bir araç olarak düşünülmektedir.

İnsülin Direnci

İnsülin direnci kan şekeri seviyesinin yükselmesine neden olur ve ciddi klinik sonuçlara yol açabilir. Oruç tutmanın, şeker hastalığı ve yüksek tansiyon ile yakından ilişkili olduğu düşünülen insülin direnci üzerinde etkiye sahip olduğu görülmektedir.

Sodyum Atılımı

Sadece su ile oruç tutmak, vücudun fazla sodyum ve suyu vücudunuzdan atmasına izin veren güçlü bir natriüretik etkiye neden olur. Bu süreç, ödem ile ilgili kronik sorunların çözülmesine ve yüksek tansiyon ile ilişkili artan kan hacminin azaltılmasına yardımcı olur.

Sinir Sistemi Etkisi

Sempatik sinir sistemi uyarımının artması, sindirim bozukluklarından anksiyete bozukluklarına kadar pek çok sorunla ilişkili olabilir. Orucun, otonom sinir sistemi üzerinde derin bir normalleştirme etkisine sahip olduğu düşünülmektedir.

Sinir-Sistemi-Etkisi

Orucun Kas İskelet Sistemi Üzerine Etkileri

Beslenme değişikliği ve orucun kemik ve eklem sağlığına etkileri bilim dünyasında büyük ilgi görmüş ve bu alanda birçok araştırma yapılmıştır. Oruç süresince açlığın, anti-enflamatuar etkisi (iltihabi reaksiyonu azaltan) olduğu, eklem ağrıları ve sertliğini hafiflettiği ve ilaç ihtiyacında düşüş sağladığı bilinmektedir.

Kas iskelet sistemi rahatsızlıkları kişinin yaşamı üzerinde oldukça yıkıcı etkilere neden olabilen yaygın sorunlardır. Uzun süreli şiddetli ağrılar ve hareket yeteneğinin kısıtlanması gibi durumlara yol açabilir. Hızlı başlayan veya kısa süreli rahatsızlıklardan osteoartrit (kireçlenme) ve romatoid artrite (RA) kadar pek çok kas iskelet sistemi bozukluğu bulunur. Orucun kemik ve eklem sağlığına etkilerinden biri paratiroid hormonu üzerinden gerçekleşir. Paratiroid hormonu, kalsiyum ve fosfat metabolizmasında ve kemiğin yeniden şekillenme sürecinde önemli bir rol oynar. Orucun, paratiroid hormonu salgılanmasını etkilediği gösterilmiş ve bunun kemik sağlığını iyileştirmede faydalı olduğu düşünülmektedir.

Osteoporoz ve osteoporoz nedeniyle oluşan kırıklar, dünya genelinde önemli bir sorundur. Yaş ilerledikçe kemiklerde düşük mineral yoğunluğuna bağlı olarak kırık riski de artmaktadır. Kalori kısıtlamasının bir şekli olan orucun kanser, obezite, Alzheimer hastalığı ve osteoporoz gibi yaşa bağlı hastalıkların ilerlemesini yavaşlatabileceği düşünülür. Çalışmalar oruç tutmanın kilo kaybına ve dolayısıyla vücut kitle indeksinin azalmasına yardımcı olduğunu göstermektedir. Kilonun azaltılması, kırık riskinin de azalmasına yardımcı olacaktır.

Orucun-kemik-ve-eklem-sagligina-etkileri

Orucun kemik ve eklem sağlığına etkilerinden biri de artrit yakınmalarını hafifletmesidir. Eklem iltihaplanması olarak bilinen artrit eklem ağrılarının en yaygın nedenlerinden biridir. Hasar gören ve enflamasyon (iltihap) oluşan eklem bölgesi kızarıklık, sıcaklık artışı, şişme ve ağrı gibi belirtilerle kendini gösterir. Vücudun iyileşme süreci devreye girdiğinde hasarlı bölgeye artan kan akışı, beraberinde beyaz kan hücrelerini getirir, bu durum şişlik ve ağrıya neden olur ve hareketliliği sınırlandırarak daha fazla hasarı önler. Bu süreç vücudunuzun kendini iyileştirmesini sağlar. Artrit gelişiminde ve iyileşme sürecinde beslenme şeklinin önemli olduğu bilinmektedir. Örneğin daha az miktarda hayvansal yağ ve hayvansal protein tüketen toplumlarda artrit görülme sıklığının da daha az olduğu bulunmuştur.

Yaygın artrit türlerinden biri olan romatoid artritte bağışıklık sistemindeki bozukluk nedeniyle eklemler zarar görür. Eklemlerin iltihaplanması kıkırdak dokunun yıkımına neden olur ve eklemde ağrılı bir şişlik, sertlik, sıcaklık artışı gibi belirtiler görülür. Beslenme değişikliği ve orucun eklem ağrılarını hafiflettiği belirtilmektedir.

Romatoid artriti olan hastalarla yapılan farklı çalışmalarda oruç ve ardından düzenli bir diyet programı uygulanan hastaların ağrı, eklem şişliği ve fonksiyonel aktivitelerinde önemli gelişmeler olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda beslenme değişikliğinin bağışıklık tepkisini değiştirebildiği ve böylece orucun romatizmal hastalıkla ilişkili yakınmalar üzerinde olumlu etki gösterebileceği düşünülür.

Besin alımının kontrolüyle bağlantılı olarak oruç aynı zamanda teşhis amaçlı da kullanılmaktadır. Oruç tutarak (sadece su içerek) ve ardından çeşitli besinlerin dönüşümlü olarak tüketilmesiyle romatoid artritten muzdarip kişilerin hangi yiyeceklere karşı duyarlı olduğu öğrenilebilir. Yapılan araştırmalarda artrit hastalarının oruç döneminde eklem ağrısı ve şişlik gibi yakınmalarının azaldığı belirtilmiştir. Ancak, oruçtan sonra uygun şekilde yeniden beslenmede tuz oranının azaltılması, sebze ve yüksek lif içerikli gıdaların tüketilmesi son derece önemlidir.

if-icerikli-gidalar

Gerek dini ve kültürel gerekse sağlık amaçlı olsun, oruç döneminin uygun ve kontrollü geçirilmesi için sağlıklı bir beslenme, yeterli dinlenme ve uyku gibi faktörlerin de önemli olduğunu unutmayınız. Oruç tutmanın kemik eklem ve kas sağlığına olumlu etkileri olmakla birlikte genel sağlık koşullarınıza göre beslenme düzeninizde yapacağınız değişiklikler için doktorunuzla görüşmeyi ihmal etmeyin.

Daha fazla bilgi için iletişime geçin.  

Randevu için tıklayınız

Kayhan Turan

Ortopedi ve Travmatoloji doktoru Op. Dr. Kayhan Turan’ın uzmanlık alanı eklem protez cerrahisi ve robotik diz-kalça protez cerrahisidir. Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi olan Op. Dr. Kayhan Turan, Robotik Ortopedi Cerrahi Derneği (ROCD) başkanlığını yapmaktadır. Aynı zamanda Robotik Ortopedi Cerrahi Merkezi ve Turan Turan Kemik Kas Eklem Sağlığı Merkezi’nin medikal direktörlüğünü yürütmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu