Paylaş
Bize Danışın
Blog

Neden Açlık Grevindeyim?



Açlık grevimin 30. gününde güzel haber! Sesimi Sn. Davut Gürkan duydu!

Sevgili dostlarım,

Açlık grevinin 31. günündeyim. Dün 14 Mart tıp bayramı,etkinlikleri öncesinde, yaşadığım sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırıldım.

Gerekli kontrol ve tedaviler yapıldı. Şimdi nispeten iyiyim. Sizleri endişelendirdiğim için özür dilerim.

İlgilenen, arayıp bilgi alan, geçmiş olsun dileklerini ileten herkese minnettarım.Sağ olun.

Aynı gün, AK Parti Bursa İl Başkanı Sayın Davut Gürkan, görüşme talebime olumlu yanıt verdi.

İl başkanlığı binasında oldukça olumlu bir diyalog gerçekleştirdik.

Sayın başkanın, projemiz ve beklentilerimiz hakkında, önceden bilgi sahibi olması ayrıca memnuniyet vericiydi. Kendisine, bu hassasiyeti için  teşekkür ederim.

Ben de kendisine projenin bütününü ve bazı detayları aktarma fırsatı buldum.

Projede ki beklentilerimizi, karar alıcı en üst makamlara kadar götürmek için çaba göstereceklerini ifade ettiler.

Bu görüşmede, AK Parti yetkili kurullarının, Mudanya’da kurmak istediğimiz Ortopedi ve Travmatoloji Hastanesi’nin gerekliliği ve aciliyeti konusunda duyarlı olduklarını açıkça görerek, emin oldum.

AK Parti Bursa İl Başkanı Sayın Davut Gürkan’ın, görüşme sırasındaki ölçülü ve seviyeli tavrından çok etkilendim.

Başkanın bu davranışı, bir bilim insanı için onur vericidir. Kendisine  teşekkür ederim.

Sağlık sorunlarıma rağmen açlık grevimi devam ettirmeyi düşünüyordum. Ama AK Parti il başkanlığında yaptığım görüşmede edindiğim izlenim ve il başkanı Sayın Davut Gürkan’ın, hastane projesini üst makamlara taşıma ve takip etme sözü vermesi üzerine, bitirmeye karar verdim.

Bugün açlık grevimi sonlandırıyorum.

Bundan sonra, Mudanya’da kuracağımız hastanemizin, bir an önce bilimsel eğitime ve sağlığa hizmet vermeye başlaması için, tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

Gelecek hafta eğitim için, Güney Afrika Cumhuriyetinde bir çalışmaya katılacağım.

Ardından ön ve arka çapraz  bağların korunduğu diz protezini, Türkiye’de  ilk kez hastalarımızın tedavisinde, yeni bir seçenek olarak, sunmaya başlayacağım.

Hayatını sağlığa ve bilimsel gelişmeye adamış bir cerrah olarak, sizlerle birlikte olmaya devam edeceğim.

Değerli dostlarım, sevgili arkadaşlarım,

Bu açlık grevi sırasında, insani değerlerin siyasi ve düşünsel farklılıkların çok daha önünde olduğunu, bir kez daha görmüş oldum.

Bu eylem sırasında; kavga ve çekişmenin ne kadar kolay, birbirini anlamaya çalışmanın ve uzlaşmanın ise, ne kadar değerli olduğunu kavradım.

Bu süre boyunca yardımlaşmanın, vefanın, sabretmenin insana ve topluma katabileceği değerleri birebir yaşadım.

Hepinize desteğiniz için tekrar teşekkür eder, sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

Op. Dr. Kayhan Turan

15 Mart 2023

29. gününde, Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a Sesleniş!

Merhaba,  Açlık grevimin 29. gününde sizlere sesleniyorum.

Geçen cuma günü AK Parti ve CHP Bursa il başkanlıkları, görüşme ve bilgilendirme talebime cevap vermemişti.

Ben de bugünden itibaren, görüşme talebim için, AK Parti İl Başkanlığı binası önünde beklemeye karar verdim.

Ama bugüne kadar bana ve projeme duyarlı davranmayan, AK Parti Bursa İl yöneticileriyle görüşmek için değil,

AK Parti İl Başkanlığı aracılığıyla,

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın uygun göreceği bir yetkiliye, yaşadığımız sorunları ayrıntılı anlatmak,

ve Cumhurbaşkanımıza iletilmek üzere, Ortopedi Hastanesi dosyamızı teslim etmek için, randevu istiyorum.

Neden tekrar CHP Bursa İl Başkanlığına gitmediğim, sorulabilir.

Bildiğiniz gibi, Cuma günü, CHP il başkan yardımcısı Ahmet Serhatlı’nın sözlü ve fiili saldırısına, takiben tehditine maruz kaldım.

Anladım ki; CHP Bursa İl Başkanlığı, demokratik hakkını kullanan ve derdini anlatmak isteyen bir yurttaş için güvenli değil.

Bu nedenle, artık sadece Cumhurbaşkanımıza sesimi duyurmaya çalışacağım.

26. gününde, Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a Sesleniş!

Sayın Cumhurbaşkanım,

Size, 26 gündür açlık grevinde olan, bir vatandaşınız olarak seslenmek istiyorum.

Ben, Operatör Doktor Kayhan Turan.

Bursa İli, Mudanya İlçesi’nde yapmak istediğimiz, ve kanunen herhangi bir engel olmamasına rağmen, sırf Mudanya Belediye Başkanı’nın şahsi hırs ve inadı nedeni ile, yapımı engellenen, ortopedi hastanesi projemizde, artık tamamen yalnız kaldığımızı, üzülerek belirtmek istiyorum.

Ben CHP Bursa İl Başkanlığı’na giderek, bir yetkili ile görüşmek ve derdimi anlatmak istedim.

Ancak provokatörlükle ve terbiyesizlikle itham edildim.

Neredeyse darp edilecektim.

CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’na durumu iletmeye çalıştım, çabaladım, ama Beyhude.

Geldiğim noktada çözümün; Mudanya Belediyesinde, CHP İlçe-İl Teşkilatlarında veya CHP Genel Merkezinde olmadığını anladım.

Kanunen zorunlu olarak üyesi olduğum Tabipler Odasından artık hiçbir şey beklemiyorum.

Onların derdinin üyesi olan hekimler olmadığını anladım.

Herkes sessiz, herkes ilgisiz, herkes duyarsız kaldı.

Ben haklı ve meşru bir talebin, gerçekleşmesi adına, inatçıyım, sabırlıyım.

Siz, şehir hastaneleri projenizle, sağlık alanına ne denli önem verdiğinizi ortaya koydunuz.

Hastaların doktora, hastaneye, ilaca ve tedaviye en hızlı şekilde ulaşması için, hiç yılmadan-usanmadan, kararlılıkla bu icraatları yaptınız.

Ben de ileri düzeyde modern bir ortopedi hastanesi açarak, aynı amaca hizmet etmek istiyorum, ama, bir ilçe belediye başkanına takılıp kaldım.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Umudumu kaybetmek istemiyorum.

Ülkeme faydalı olmaya çalışırken, zarar görmek istemiyorum.

Hastalarımı iyileştirmeye çalışmak yerine, bürokratik engeller ile zamanımın çalınmasını istemiyorum.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yetkisi dahilinde, imar planının yapılması durumunda, Mudanya’mıza, ülkemize, uluslararası düzeyde bir ortopedi hastanesi kazandırmanın önü açılacaktır.

Bu doğrultuda, derdi “yıkmak” değil “yapmak” olan şahsınızın, bu çağrıma duyarsız kalmayacağını biliyorum.

En derin saygılarımla…

CHP Bursa İl Başkan Yardımcısı Ahmet Serhatlı Üzerime Yürüdü

Açlık grevimin 26. gününde derdimi anlatacak bir yetkili ile görüşmek ve Sn. Kılıçdaroğlu ’na ulaştırmak için dilekçe vermek istedim. CHP Bursa İl Başkan Yardımcısı Ahmet Serhatlı beni provokatörlükle suçladı! Dinlemedi ve bağırarak üzerime yürüdü!



Cumhurbaşkanımızdan Destek Talebim

Sayın Cumhurbaşkanım,

Tüm yoğunluğunuz ve zamansızlığınız içerisinde benim sesimi duyacak ve gereken hassasiyeti göstererek, sadece hastalarımızı en yüksek standartta tedavi etmek amacıyla çıktığımız yolda, önümüze çıkarılan engellerin aşılmasına yardımcı olacaksınız.

Bundan hiç şüphem yok.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Ülkemizin içinde bulunduğu bu zor dönemde, asrın felaketi olarak nitelendirilen ve on binlerce vatandaşımızı kaybettiğimiz bu felaket ortamında, öncelikle şahsınıza ve tüm devlet kurumlarımızın idarecilerine büyük sabır ve kolaylıklar diliyorum. Bizler de elimizi taşın altına koyduk ve yaralarımızı birlikte sarmak için elimizden gelen her şeyi, bir an bile düşünmeden, yaptık ve yapmaya devam edeceğiz.

İşte bu anlayışla, yaraları sarmak ve oluşabilecek başkaca afetlerde devletimize ve milletimize bir nebze de olsa yardımcı olabilmek adına yıllardır uğraştığımız, ancak, türlü bahanelerle, kamu gücünün ve yetkilerinin kötüye kullanılmasıyla engellenen “Modern Ortopedi Hastanesi” projemizi hayata geçirmekle ilgili sorunlarla karşılaştık.

Bu sorunları çözmeniz için şahsınızdan yardım talep ediyorum.

Hayalini kuruduğumuz ve inanarak yürüdüğümüz bu yolda, bizlere “dur” diyenlere karşı “hayır, durmak yok yola devam” diyerek, talebimizi ve bize dur diyenleri şahsınıza bildiriyor ve sadece millete faydalı bu hizmetin daha fazla engellenmesinin önüne geçmenizi istiyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanım,

İnsan sağlığının korunması için herkesin kendi üstüne düşen görevleri vardır. Ben de, idealist bir doktor olarak; ömrümü adadığım ortopedi alanında bir adım daha ileri gidebilmek ve bu sayede hastalarımıza umut olmak, sağlıklı bir yaşam sunmak adına, uluslararası seviyede ve ileri teknolojide bir ortopedi hastanesi kurmanın çabası içerisindeyim. Bu amaçla, kadrolarımızı oluşturduk. Her birimiz binlerce saat eğitim aldık. Bugün ortopedi alanında, dünya hangi noktadaysa, biz de o noktadayız. En son gelişmeleri günü gününe kendi hastalarımıza uygulayabilme bilgi ve deneyimine sahibiz.

Hastane ruhsatımızı aldık. Yapmayı planladığımız hastanemizin yeri olarak da Mudanya’yı tercih ettik.

Bu süreçte, başta robotik cerrahi olmak üzere uyguladığımız modern tedavi teknikleri ile hem ülkemizde hem de uluslararası düzeyde bilinen bir klinik haline gelmeyi başardık. Tedavi tekniklerimizi öğrenmek isteyen yerli ve yabancı hekimlere, kliniğimizi açarak, eğitimler verdik. Ülkemizin her yerinden ve Amerika Birleşik Devletleri dahil olmak üzere, birçok yabancı ülkeden gelen hastalarımızı tedavi ettik. Etmeye de devam ediyoruz.

Geldiğimiz bu noktayı bir üst seviyeye çıkarmak ve ülkemize kalıcı bir bilim merkezini miras olarak bırakmak amacıyla, hayal ettiğimiz dünya standartlarındaki Ortopedi Hastane projemizin konseptini, bu alanda dünya liderlerinden biri olan Mayo Kliniğe hizmet veren mimarlık grubuna hazırlattık. İnşaat projesini ise uluslararası bir mühendislik firmasıyla tamamladık.

Diğer taraftan, tüm idari ve yasal gerekleri yerine getirdik ve Mudanya Belediyesinden, 2018 yılında, inşaat ruhsatını aldık. Ancak 1/1000’lik uygulama imar planlarının iptal edilmesi ve Mudanya Belediyesi’nin de yeniden 1/1000’lik imar planlarını yapmakta oldukça yavaş ve rahat davranması nedeni ile Belediye Başkanı olan Hayri Türkyılmaz’dan yetkisi dahilinde bir talepte bulunduk. Bu talebimiz; Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 24’üncü maddesi kapsamında, Belediye Başkanının yetkisini kullanarak bir an önce parsel bazında imar planını yapmasıydı. Yani talebimiz, tamamen yasal, ivedi ve kamu yararına olan bir talepti.  

Ancak, Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, hiç oralı olmadı. Belediye başkanlığı yaptığı ilçeye, bu ilçede yaşayan insanlara, çevre illerden ve yurtdışından gelecek olan hastalara adeta tüm kapıları kapattı. Elinin tersiyle yapılacak bu hizmeti itti ve tüm yollarımızı tıkadı.

Bir ilçe belediye başkanının, kanunların kendisine verdiği yetkiyi kamu yararının tesisi ve kamu hizmetleri için kullanması gerekirken, Mudanya Belediye Başkanı, hareketsiz kalmayı, inisiyatif almamayı, sorumluluk almamayı ve bu şekilde de basiretsiz bir yönetici olarak anılmayı tercih etti. Taleplerimize ilgisiz kalıp, gerçek dışı açıklamalarda bulunarak ve şahsıma hakaret ederek kamuoyunu yanıltacak beyanlarda bulundu. Hatta talebimizin yasadışı olduğunu bile iddia etti.

Ben, belediye başkanının bu tavrına karşılık olarak, Mudanya’nın, Bursa’nın ve ülkemizin menfaatini düşünerek, sesimi duyurabilmek için çok çabaladım. Bu uğurda, en son olarak, sesimin duyulması için, farkındalık oluşturabilmek için, ülkeme bir hizmet daha sağlayabilmek için Mudanya Belediyesinin önünde 22 gündür açlık grevindeyim. Tam 22 gündür sesimi duyurmanın gayreti içerisindeyim.

Kararlıyım ve inançlıyım.

Umudumu koruyorum.

Umudumu kaybetmek istemiyorum. Ben yıllardır kendi alanında en iyilerden birisi olma gayreti içerisinde olan bir doktorum, Bilgimi, tecrübemi, ülkeme, hastalarıma adamaktan başka bir niyetim yok. Haklıyken, haksız olmak istemiyorum. Fayda vermeye çalışırken, zarar görmek istemiyorum. Bilimle uğraşıp, hastalarımı iyileştirmeye çalışmak yerine, bürokratik engellemelerle zamanımın çalınmasına, artık tahammülüm kalmadı. Ülkeme faydalı olmak isterken, kamu gücünü keyfi kullananların hoyratlığına maruz kalmak istemiyorum.

Siz, şehir hastaneleri projenizle, sağlık konusuna ne denli önem verdiğinizi, her zaman dile getirdiniz ve gereğini yaptınız. Bu şekilde hastaların doktora, hastaneye, ilaca, tedaviye en kısa ve en kolay şekilde ulaşması için türlü olumsuz algılara rağmen, yılmadan, usanmadan, pes etmeden ve kararlılıkla bu icraatları vatandaşlarımızın hizmetine sundunuz. Ben de, ortopedi alanında uluslararası standartta bir hastane açarak, aynı amaca hizmet etmek istiyorum. Ama bir ilçe belediye başkanına takılıp kaldım.

Aslında, sadece bir belediye başkanına mı, takılıyorum diye de sormadan edemiyorum. Ulaşabildiğim bütün sosyal medya platformlarına, bütün haber kanallarına, bu taleplerimi anlattım.

Bu süreçte, ne mensubu olduğum Türk Tabipleri Birliği’nden, ne Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Teşkilatından, ne Adalet ve Kalkınma Partisi Mudanya ve Bursa teşkilatından, ne de milletvekillerinden…. Anlayacağınız, hiç kimseden 22 gündür somut bir duyarlılık görmedim.

Yok sayıldım.

Özellikle, Ak Parti Bursa Milletvekilleri, Ak Parti Bursa İl Başkanlığı ve Mudanya İlçe Başkanlığı’ndan bir destek görmemek benim için şaşırtıcı oldu. Oysa ki, siz teşkilat mensuplarınıza vatandaşla gönül köprüleri kurmak adına ne gerekiyorsa yapmalarını, ev ev, kapı kapı dolaşarak halkın derdini dinlemelerini söylediniz. Milletvekillerinizin ve parti teşkilatınızın, bölgelerindeki her türlü sorunla bire bir ilgilenmelerini istediniz. Ancak benim, bu projeyi gerçekleştirmek için başladığım açlık grevi özelinde, sizin bu isteğiniz hayata geçmedi. Bu durum, İl ve ilçe teşkilatlarının bulundukları şehrin nabzını dahi tutmadıklarını göstermektedir.

Ama ben, sizin, gerekli duyarlılığı göstereceğinize inanıyorum. 

Mudanya Belediye Başkanı’nın, takındığı tavrın ve üslubun insaniyetle bağdaşmadığını, çalışmaktan çok uzak ve sadece makamını muhafaza etmek adına hareketsiz kaldığını, hizmet etmek yerine, yapılmak istenen her şeye karşı çıktığını ve hatta kanuna aykırı gerekçelerle, Bursa İl Sağlık müdürlüğü tarafından 2 yıldır talep edilen, Mudanya İlçesi, Güzelyalı bölgesinde halk sağlığı yönünden açılması zaruri olan  112 Acil Servis istasyonu için yer tahsisinde bile bulunmadığını bildirmek istiyorum. Bu konuda kendisini, halk sağlığını tehlikeye attığı ve görevini ihmal ettiği için savcılığı da şikayet ettim. Konuyu; Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ve CHP Bursa İl Teşkilatı’na da ilettim. Ancak, bu bildirimlerim,  beyhude bir çaba olarak tarih sahnesinde kaldı.

Tam 22 gündür açlık grevindeyim. 30 yıldır üyesi olduğum Bursa Tabipler Odasının bana bir kez bile ulaşmaya çalışmaması, yanıma tek bir yetkili göndermemesi, talebimin ne olduğunun merak edilmemesi, daha doğrusu hiç de umursanmam… Ben de niye böyle bir meslek örgütüne, üye olmak zorunda olduğumu sorgulattı. Böylece, kanunen zorunlu olarak üye olmak durumunda kaldığım bu birliğin meslek mensuplarının sorunlarına ne kadar duyarsız olduğunu bir kez daha görmüş oldum.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Ülkemiz ve devletimiz gelişen teknolojiye ayak uydurmak zorundadır. Bilimsel ilerlemelere, teknolojik hamlelere hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Şahsınızın her türlü baskıyı göğüsleyerek ortaya koyduğu irade kapsamında, ülkemiz ilk yerli ve milli aracını üretti. Savunma sanayi hamleleriniz doğrultusunda teknolojisini, yazılımını ve üretimini ülkemizde yaptığımız İHA, SİHA gibi birbirinden kıymetli projelere imza attınız.

Daha 2 hafta önce ”Ar-Ge merkezlerimizle, teknoparklarımızla, kuluçka merkezi desteklerimizle, tersine beyin göçü teşviklerimizle önemli bir yere geldik” dediniz. Ben, dünyadaki gelişmelere ayak uydurarak ülkemizin, ortopedi alanında en ileri seviyede olabilmesi adına, ömrümü adadım. Bu konuda da ekibimle birlikte çok ciddi bir yol katettik. Ancak, yetersiz kalan fiziksel koşullarımızı iyileştirmek, aynı zamanda, muhtemel bir Marmara depreminde hizmet verebilmek için, bir an önce depreme dayanıklı bir ortopedi hastanesi kurup, ülkemizi uluslararası sağlık hizmetleri liginde liderliğe yükseltecek bir aşamaya getirmek istiyorum.

8. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve Tıp Tarihine/Ortak Geçmişe Vefa Ödül Töreni’nde bu konulardaki duyarlılığınızı ortaya koydunuz. Türkiye’nin sağlık turizmi alanında merkez ülke konumuna getirilmesini hedeflediğiniz, sağlık turizmi kapsamında ülkemize 1 milyondan fazla kişinin geldiği ve yaklaşık yıllık 1 milyar dolar gelir getiren bu alanda, ülkesine hizmet etmek isteyen ve tüm bilgi birikimini ülkesinde kalarak, sunmak isteyen bir hekim olarak, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, sağlık hizmetleri alanında ortaya koyduğunuz bu vizyonla paralel bir şekilde önümüze konan engellemeleri de kaldırmak adına gerekli tedbirleri alacağınıza inanıyorum.

Ben, bir ilçe belediye başkanının kısır döngü siyasetinin, bizleri gelişen dünyaya entegre olma idealimizden ve hayalimizden alıkoymayacağını, inandığımız değerler doğrultusunda hedefimize yılmadan, usanmadan gitmekte olduğumuzu, bu doğrultuda da derdi “yıkmak” değil “yapmak” olan şahsınızın bu yardım talebimize duyarsız kalmayacağınızı biliyorum.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Konu ile ilgili olarak, Ankara’ya gelip, projemizle ilgili her türlü detayı ve daha önce yaptığımız her çalışmayı görevlendirdiğiniz kişilerle paylaşmaya hazırım.

Arz eder, en derin saygılarımı sunarım.

Açlık Grevinin 8. Gününde Dr. Kayhan Turan Hastaneye Kaldırıldı


Açlık Grevi 6. Gün Basın Açıklaması

DEĞERLİ DOSTLAR,

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI,

Bugün açlık grevimin 6. günündeyim.

Neden açlık grevine başladığımı daha önce açıklamıştım.

Kısaca özetlersem; nihai amacım, Sağlık Bakanlığı’nın bana verdiği süre içinde Mudanya’da depreme dayanıklı modern bir Ortopedi Hastanesi yaptırmaktır. 

Buna engel ise Mudanya Belediyesi’nin 1/1000 ölçekli uygulama imar planını yapmakta gecikmesidir.

Tüm taleplerime rağmen, işi çabuklaştırmak için yasal mevzuatta belediyelere verilen yetkiyi kullanmaya yanaşmamaktadır.  

Oysa, uygulama imar planının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 24. Maddesine göre etaplar halinde yapılması mümkündür. Yani bütün bölgenin planlanması uzun vakit alacağından parçalara bölünerek yapılabilir.

Buna göre, hastane yapacağımız parsel bazında planın yapılması ile sürecin çok daha çabuk sonuçlanacağı açıktır.

Ama basından duyduğuma göre; Belediye Başkanı, yetkilerini kullanıp sorunu çözmeye çalışmak yerine benim hakkımda suç duyurusunda bulunmuş.

Meğer ben; açlık grevine giderek ve basın açıklaması yaparak belediyeyi itibarsızlaştırıyormuşum, açlık grevi adı altındaki eylemimi sürekli kılarak belediyeyi hedef gösteriyormuşum, kamuoyunda yanlış anlaşılmaya yol açıyormuşum, iftira suçu işliyormuşum, halkı yanıltıyormuşum, dahası halkı kin ve düşmanlığa tahrik ediyormuşum.  

Benim açıklamalarım ortada, içeriğinde ne hakaret ne de başka bir suç var.

Bu nedenle hakkımda suç duyurusunda bulunulmasını önemsemiyorum.

Ama önemsediğim ve bana acı veren çok daha önemli bir şey var ki oda şudur:  

Açlık grevi yapmanın veya basın açıklaması yapmanın suç olmadığını, anayasal hak olan ifade özgürlüğü kapsamında bir hak olduğunu, hatırlatmak zorundayım.

Bunu, halkın oylarıyla seçilmiş ve görevi Mudanya’da yaşayan herkesin esenliğini gözetmek olan bir yöneticiye hatırlatmak bana acı veriyor.

Öte yandan Başkan’ın bu yaklaşımı, her vesileyle “İnsan Hakları ve Demokrasi” vurgusu yapan bir görüş mensubu olması nedeniyle kendilerine acı vermelidir.

Dün sağlık durumumdan endişe eden ve beni açlık grevinden vazgeçmeye ikna etmeye çalışan yakınlarım, bir çözüm arayışına girmişler ve randevu alarak Belediye Başkanı’nı ziyaret etmişler.

Daha ziyaretin başında konu açılır açılmaz yakınlarım, Başkan’ın takındığı tavır ve konuşmalardan sağlığım ile ilgili endişelerin önemsenmediğini ve ciddiye alınmadığını görmüşler.

“İster açlık grevi yapsın ister takla atsın, ne yaparsa yapsın.” gibi yakışıksız ifadeler kullanarak konuya son derece duyarsız olduğuna tanık olmuşlar.

En asgari insani duygulardan bile uzak böyle bir yaklaşımın bir zamanların “Asmayalım da besleyelim mi?” şeklindeki darbecilerin zihniyetinden ne farkı var? 

Söylediği bazı sözleri ise bana söyleyemeyeceklerini belirttiler. Tabii ki, ben o sözlerin hakaret içerdiğini anladım.

Sayın Basın Mensupları,

Hatırlarsanız bir önceki basın açıklamamda Başkan’ın gerçek dışı açıklamalarına cevap vermiştim ve sorular sormuştum. 

Özetleyerek tekrar soruyorum:

  • Hastane projemizin 8 kat olduğunu bildiği halde neden halka 11-12 kat olduğunu söylemektedir?

Kim halkı yanıltıyor ben mi kendisi mi?

Gazetecilerin önünde projeyi açıp katları sayalım mı?

  • Çağrışan’a uygun olmadığını söylediği projeyi neden onaylamış? Önce uygun bulup onayladığı projenin şimdi neden uygun olmadığını söylüyor?
  • Neden parselimizden yapılaşmaya kapalı alan olarak söz ediyor? 1/5000’lik planda bu parsel “Özel Sağlık Alanı” değil mi?
  • Neden parselimizden geçen yıllarda yangın çıkan alanmış gibi söz ediyor. Bizim parselimizin yangın olan bölge ile ilgisinin olmadığını ve hazine arazisi de olmadığını, özel mülkümüz olduğunu bilmiyor mu?
  • En önemlisi depreme hazırlığın ne kadar önemli olduğunu bir kere daha acı bir şekilde anladığımız bu günlerde, Mudanya halkına depreme dayanıklı bir Ortopedi Hastanesi kazandırmak önemli değil mi?

Öyleyse neden zaman darlığı sorunumuzu aşmak için, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 24. Maddesine göre parselimize ayrı bir etap olarak plan yapmıyor?

DEĞERLİ DOSTLAR,

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI,

Ben, taleplerimi aynen tekrar ediyor ve açlık grevime devam ediyorum.

Ben bir vatandaş olarak, şehrin seçilmiş yöneticisine “Tüm halkımızı ilgilendiren hayati bir sorunu hatırlatma ve göreve davet.” çağrısı yapıyorum.

Bunu da demokratik bir yöntemle gerçekleştiriyorum.

Bir zarardan söz edilecekse de bunu kendi sağlığıma vermiş olacağımdır ki, deprem tehlikesinden korunacak binlerce can karşısında bunun önemi yoktur.

Başkan’ın bana saldırmak ya da bu çağrımı kötülemek yerine, harekete geçmesinin halkımıza karşı bir borç olduğunu da ayrıca hatırlatıyorum.

Bu çağrım, tüm yurttaşlar için mutlu bir gelecek isteğidir. 

Geldiğiniz için hepinize teşekkür ederim.

Dr. Kayhan Turan

18.02.2023

Belediye Başkanına Cevap

MUDANYA BELEDİYE BAŞKANININ GERÇEK DIŞI BEYANINA AÇIK CEVABIMIZDIR.

Sayın Başkan, açlık grevimle ilgili basında yer alan açıklamalarınız baştan sona gerçek dışı beyanlar içeriyor, “Yalan söylüyorsunuz.” dememek için “Gerçek dışı beyan” diyorsak, Makamınıza saygımız ve nezaketimiz gereğidir.   

Eğer beyanlarınız, basında yer aldığı gibi değil ise lütfen ve derhal düzeltiniz. Aşağıdaki cevaplarımız bu beyanların size ait olması halinde geçerli olmak üzere attığınız çamurun izi kalmaması ve kamuoyunu yanıltmanıza izin vermemek için yazılmıştır.

  • Sayın Başkan diyorsunuz ki:

“…yapılmak istenen hastane geçtiğimiz yıllarda yangının yaşandığı Çağrışan bölgesinde 11 – 12 kat olarak projelendirilmiştir.” Oysa;

1. Sayın Başkan, bizim projemizin 11-12 kat olmadığını, projemizin iki katı otopark olan bodrum katlar ve giriş üstü 3 (üç) kat dâhil olmak üzere toplam 8 (sekiz) kat olduğunu bilmiyor musunuz? Çünkü projemiz Mudanya Belediyesi’nde var ve üstelik bu projeye onay da verdiniz. Doğru olmadığını bile bile 11-12 kat demeniz, yalan beyan değil mi? Halkı kandırmak değil mi?

2. Sayın Başkan, bizim yangın olan bölge ile de bir ilgimiz yok ve hastane yapacağımız arazide hazine arazisi ya da orman değil, tapusu bize ait özel mülkümüzdür. Ama siz, geçen yıl yangın olan bölgeyi işaret ederek, bizim yangından zarar gören bölgeye “çökmek” istediğimizi ima ediyorsanız, bizi rant sevdalıları ile karıştırıyorsunuz demektir. Oysa, böyle olmadığını ve arazinin kendi mülkümüz olduğunu siz çok iyi biliyorsunuz. Ama bilmeyenler için tapu fotokopisini ekte sunuyorum. 

  • Sayın Başkan, yine diyorsunuz ki;

Çağrışan gibi geneli 2 – 3 katlı binalardan oluşan alanda devasa bir yapı ne kadar uygun olabilir.” 

Doğrusu bu söyleminiz de oldukça şaşırtıcı…

1.Sayın Başkan unuttunuz mu, bu projeye siz onay verdiniz. Çağrışan’a uygun değilse neden verdiniz?

2. Kaldı ki hastaneler nitelikleri ve işlevleri gereği hep büyük binalardır.  Nohut oda bakla sofa olacak değiller ya. Unutmayın ki biz depreme dayanıklı, çevreye saygılı ve uyumlu olan, gerektiği kadar büyük olan bir hastane kuruyoruz. Ne konut yapıyoruz ne de alışveriş merkezi.

  • Sayın Başkan, yine diyorsunuz ki; 

Hastane mahkemelerin iptal kararlarının olduğu bölgede yapılmak isteniyor… İptal edilen imar planı kapsamındaki bütün inşaatlar durdurulmuştur. İmar planı mahkemece iptal edilen bir bölgede yapılaşma söz konusu olamaz.’

1. Sayın Başkan, “İmar planı mahkemece iptal edilen bir bölgede yapılaşma söz konusu olamaz.” diyerek sanki bu alanda hiç imar planı yokmuş izlenimi yaratmaya çalışıyorsunuz. Tekrar hatırlatalım ki bu bölgeyi kapsayan 1/5000’lik nazım imar planı zaten var. İptal edilen 1/1000’lik plandır. 1/5000’lik plan iptal edilmemiştir. 

Bizim parselimiz de bu planda “Özel Sağlık Tesis Alanı” olarak, yani hastane gibi sağlık kurumlarının yapılması için ayrılmış alandadır. Lütfen kamuoyuna yapılaşmaya kapalı alanmış gibi göstermeye çalışmayın.  Öyle olsaydı inşaat ruhsatı vermezdiniz.  Parselimiz yapılaşmaya kapalı alan değildir. Siz bunu da çok iyi biliyorsunuz ama bilmeyenler Büyükşehir Belediyesi’nin resmi internet sayfasından 1/5000’lik nazım imar planını kontrol edebilirler.

2. Sayın Başkan, 1/5000’lik plana uygun olmak şartı ile yapılaşmanın nasıl olacağına dair ayrıntıların düzenleneceği 1/1000’lik imar uygulama planını yapmak İlçe Belediyesi’nin görevidir.

Biz sizden işte bu görevinizi yapmanızı istiyoruz ki ruhsatını verdiğiniz inşaata başlayabilelim.  Bu görevinizi neden yapmıyorsunuz Sayın Başkan? Bütün bölgeyi planlamak uzun sürecek ise neden Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 24. Maddesi gereğince etaplar halinde yapmıyorsunuz?

Oysa tam da depreme hazırlık amacıyla, size büyük bir hareket kabiliyeti sunan bu yönetmelik maddesini esas alarak çalışmaları hızlandırabilirdiniz. Hatta Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğin 24. Maddesine dayanarak pek çok aciliyeti olan hizmetin de önünü açabilirsiniz. Sayın Başkan sizi durduran nedir?

3. Sayın Başkan, imar planının (1/1000’lik) mahkemece iptal edildiğinden söz ediyorsunuz; ancak neden iptal edildiğini söylemiyorsunuz, neden gizliyorsunuz? 

Biz söyleyelim neden gizlediğinizi. Mahkeme, 1/1000’lik planı yapmak sizin göreviniz olduğu halde, siz yapmadığınız için, sizin yerinize Büyükşehir Belediyesi yaptığı için iptal etti. Yani bu görev Mudanya Belediyesi’nin dedi. (İsteyenler Bursa 2. İdare Mahkemesinin 2018/341 E.2019/1276 K. No.lu 24.12.2019 tarihli kararına bakabilir.)

Mahkeme tabii ki kanuna aykırı olan planı iptal edecektir. Sizin göreviniz ise, bir an önce imar uygulama planını kanuna uygun yapmaktır. İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikler bu görevin size/yani İlçe Belediyesi’ne ait olduğunu zaten söylüyor. Yapmıyorsunuz. Yetmiyor bir de mahkeme söylüyor yine yapmıyorsunuz?  Bir de kanunlara uygun davranmaktan söz ediyorsunuz. Bu mu kanunlara uygun davranmak? 

  • Sayın Başkan bir de öyle bir laf etmişsiniz ki yenilir yutulur cinsten değil. Diyorsunuz ki; Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin yaraları daha sarılamamışken, imar planlarının yeniden tartışmaya açıldığı böyle bir zamanda bu protestoyu yersiz bulmaktayız.”

1. Sayın Başkan, biz o yaraların sarılması için elimizden geleni yapıyoruz ve yapacağız. Bu konuda en az sizin kadar duyarlıyız. Ama siz farkında mısınız? Deprem bölgelerinde kaç hastane yıkıldı ve insanların en çok hastaneye ihtiyaç duyduğu zamanda hizmet veremedi. Oysa şiddetli depremlere dayanıklı bir hastanenin daha ne kadar çok hayat kurtarabileceğini düşünemiyor musunuz? 

2. Ya Marmara depreminin her an olabileceğini, bir an önce önlemler alınması gerektiğini söyleyen bilim insanlarını duymuyor musunuz?  Alınması gereken tedbirlerin en önemlilerinden biri depreme dayanıklı hastaneler yapmak değil midir? Keşke; Hatay’da, Adana’da ve Malatya’da yıkılan hastaneler yerine, bizim yapmak istediğimiz gibi dayanıklı hastaneler önceden yapılmış olsaydı.  Biz bunun için yola çıktıysak şimdiden ve gecikmeden hazırlık yapmak istiyorsak bu niyetimizi hamaset edebiyatı yaparak, boşuna küçültmeye çalışmayın. Marmara depremine hazırlığımızı engellemeyin.

3.Sayın Başkan, deprem acılarını göstererek kanunsuz ve duyarsız bir tavra sessiz kalınmasını istemek siyasi bir taktik olabilir. Ama biz yalnızca gelecekteki deprem acılarına merhem olmaya çalışıyoruz, bizim o taraklarda bezimiz yok.

* Son olarak diyorsunuz ki Sayın Başkan; “Konuyu bir hekimin anlayacağı şekilde özetlersek test yaptırmadan teşhis koymak doğru bir yaklaşım değil.”

  1. Bu cümlenin neresini düzelteyim, birçok durumda test yapmadan da tabii ki teşhis konulur, konulur da konulamasa bile bu örneğin bizim durumumuzla ilgisi yok. Sağ olun, hekimin anlayacağı şekilde anlatmışsınız. Ama keşke bir hekime danışsaydınız. Biz test olmadan teşhis değil, teşhis edilmiş hastalığın tedavisine neden izin verilmediğini soruyoruz, sormaya da devam edeceğiz.

BİZ BU AÇIKLAMAMIZI HAZIRLADIKTAN SONRA BAŞKANIN BİR İNTERNET SİTESİNDE YAYINLANAN CEVABINI YENİ GÖRDÜK.

ŞİMDİ BAŞKANIN BU CEVABINI SİZLERE DE DİNLETMEK İSTİYORUM.

BÖYLECE YUKARIDA ANLATTIKLARIMIZIN NE KADAR DOĞRU OLDUĞU BİR KEZ DAHA ANLAŞILMAKTADIR…

GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ BAŞKAN HALA BİZİM İMAR PLANI OLMAYAN YERE İNŞAAT İZNİ İSTEDİĞİMİZİ İDDİA EDİYOR.

OYSA BİZİM İSTEDİĞİMİZ BUGÜN DE TEKRAR SÖYLEDİĞİMİZ GİBİ İPTAL EDİLEN PLAN YERİNE YENİ PLANIN BİR AN ÖNCE YAPILMASIDIR.

SAYIN BAŞKAN BUNA KARŞILIK OLARAK “ZATEN YAPIYORUZ, SON AŞAMAYA GELDİK.” DİYOR. İNŞALLAH ÖYLEDİR AMA BİZ BU LAFI ÇOK UZUN SÜREDİR DİNLİYORUZ.

LÜTFEN SAYIN BAŞKANA SORAR MISINIZ?

2019 YILINDAN BERİ HALA SONA GELEMEMİŞ Mİ?

ÇÜNKÜ MAHKEME 2019 YILINDA İPTAL KARARI VERMİŞTİ.

SON DURUMU ÖZETLEYECEK OLURSAK;

  • Biz Mudanya’da depremlere dayanıklı, sağlam alt yapısı olan bir Ortopedi Hastanesi yapmak istiyoruz. Bununla ilgili Mudanya Belediyesi’nin de onayladığı 4 yıl önce aldığımız bir ruhsatımız zaten var.
  • Hastane yapacağımız arazi hazine arazisi ya da orman değil, tapusu bize ait kendi mülkümüzdür.
  • Geçmişteki orman yangınlarından çok daha önce satın aldığımız hastane arazimizin sözü edilen yangın bölgeleri ile de bir ilgisi yoktur.
  • Parselimiz yapılaşmaya kapalı alan değildir. Bursa Büyükşehir Belediyesi resmi internet sayfasından 1/5000’lik nazım imar planı incelendiğinde bu kolayca görülebilir.
  • Parselimiz “Özel Sağlık Tesis Alanı” olarak, yani hastane gibi sağlık kurumlarının yapılması için ayrılmış alandadır.
  • Hukuksal süreçte mahkeme, 1/1000’lik planı yapmak Mudanya Belediyesi’nin görevi olduğu halde yapmadığı ve yerine Büyükşehir Belediyesi bunu yaptığı için iptal etti. Mahkeme tabii ki kanuna aykırı olan planı iptal edecektir.
  • Sizin göreviniz mahkeme kararında belirtildiği üzere imar uygulama planını bir an önce kanuna uygun yapmaktır.
  • Marmara depremi yaklaşıyor. Bizim hastane iznimiz 2025 yılında bitiyor. Artık bekleyecek zamanımız kalmadı.
  • Bütün bölgeyi planlamak vakit alıyor ise, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 24. Maddesine göre etaplara ayırıp, hastane gibi öncelikli donatı alanlarının planlamasını acilen yapılmasını istiyoruz.
  • Biz sizden işte bu görevinizi yapmanızı istiyoruz Sayın Başkan.

Böylece ruhsatını verdiğiniz hastane inşaatına başlayalım.

Marmara depremine kadar da bitmiş ve hizmete hazır hale gelebilelim.

Basın Açıklaması 1. Gün

Değerli Dostlarım,

Sayın Basın Mensupları,

Hepiniz Hoş Geldiniz.

Öncelikle, yaşadığımız deprem felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralanan vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum.

Daha önce duyurduğum gibi, bugün, burada bir açlık grevine başlıyorum.

Bu eylemi yapma nedenimi açıklayacağım. Ama bundan önce, neden şimdi yaptığımı açıklamak zorundayım.

Günlerdir deprem görüntülerini izliyoruz.

Günlerdir depremin yıkıcılığına karşı alınması gereken önlemler konusunda uzman görüşlerini dinliyoruz.

Bilim insanları, günlerdir yaklaşan Marmara depreminden ve hala yeterli önlem alınmadığından söz ediyor.

Ülkece yaşadığımız büyük felaket karşısında, insanlarımız bireysel olarak o kadar çok şey yaptılar ki… Ülkemize ve bu güzel insanlara karşı görevimizi bir kez daha hatırladık…

Biz de elimizdeki imkanlarla bu felaketin yaralarını sarma gayreti içine girdik.

Sağlık Müdürlüğü’ne başvurarak 7 Ortopedi Doktoru ile bölgeye gidebileceğimizi bildirdik.

Bölgeden gelen hastalarımızı tedavi ettik.

Ama bunlar yeter mi? Elbette yetmez.

İnsan, tüm bunlar olurken, ister istemez, kendine “Gelecek bir felakete hazırlık konusunda biz daha fazla ne yapabiliriz.” diye soruyor.

İnsan, tüm uzmanların çok yakında olacağını söylediği “Marmara depremine karşı yeterince hazırlık yapıyor muyuz?” diye soruyor.

Bizim üzerimize düşen görev nedir?

Bizler hekimiz. Yıllardır bu alanda büyük bir gayretle en iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz. Doğal olarak, bizim, geleceğe hazırlık konusunda yapacağımız katkının da sağlık alanında olması gerekir. Bu anlamda bizim yapabileceğimiz en iyi şeyin, bir Ortopedi Hastanesi kurmak olduğunu düşünüyoruz. Bizim gündemimiz de uzun yıllardır var olan bu hastaneyi hayata geçirme fikri artık ertelenemeyecek bir hal almıştır.

Sizlerin de bildiği üzere hastane, aceleyle yapılacak sıradan bir yapı değildir. Hastaneler her şart altında hizmet verebilen sağlam binalar olmalıdır. Her şey kurallarına uygun ve kusursuz olmalıdır. Son depremde, sorumsuzca yapılan binaların ve hastanelerin yıkılması, bize bu acı gerçeği göstermiştir.

Bursa’nın da yaklaşan Marmara depremi kuşağında olduğu gerçeğini asla unutmadan, yaşamak ve çalışmak zorundayız. Marmara depreminde yıkılmayacak bir Ortopedi Hastanesi açmak bizim sorumluluğumuzdur. Ancak bu sorumluluk sadece bize ait değildir. Devletin ve yerel yönetimlerin de sorumluluğu en az bizimkisi kadardır.

Bu nedenle bugün buradayız.

Bu nedenle Mudanya Belediyesi’nin önündeyiz.

Düşündüğümüz nitelikteki Ortopedi Hastanesini yapabilmek için Mudanya Belediyesi’nden gerekli imar planı prosedürlerini tamamlamasını talep ettik. Ancak bu talebimiz henüz kabul görmedi.

Sağlık Bakanlığı’nca verilen hastane izin süresinin dolmasına da 3 yıldan az bir zaman kaldı.

Bu izin süresinin bitmesi;

  • Sadece kazanılmış bir hakkın yok olması değil; aynı zamanda Mudanya’mıza, Bursa’mıza ve ülkemize fayda sağlayacak bir projenin yok edilmesi demektir.
  • Muhtemel bir depremde elimizin kolumuzun bağlanması ve insanlara yardımda yetersiz kalmamız demektir.

Biz, bugün bu projeden vazgeçme sorumluluğunu alamadığımız için acele ediyoruz.  

Bu sorumluluğu Mudanya Belediyesi alacak mı?

Bilmiyoruz…Hep birlikte göreceğiz.

Bizim ne için çabaladığımız, ne için çığlık attığımız ortada…

Merakımız ise;

Bilim insanlarının söylediği Marmara depremi olduğunda, Mudanya Belediyesi, böyle bir hastane için gereken her şeyi yapmış olmanın gururunu mu yaşayacak? Yoksa hiçbir şey yapmamış olmanın utancı ve pişmanlığını mı yaşayacak?  Bugün merak ettiğimiz bu …

Unutmayalım ki, bir yol bulamayınca bir yol yapmak gerekir.

Projemizi hayata geçirebilmek için şimdiye kadar herşeyi denedik ve bir yol bulamadık. Şimdi, bir yol bulmak ve Mudanya Belediyesi’ni harekete geçirebilmek için, açlık grevine başlıyorum.

Biz şimdiye kadar üstümüze düşen her şeyi yaptık. Bu yıllar sürdü.

  • Kadrolarımızı oluşturduk. Dünyadaki son gelişmeleri sürekli takip ettik, eğitimlerimize hiç ara vermedik.
  • Hastane yerimizi aldık.
  • Hastane ruhsatımızı yıllar önce aldık.
  • Hastane projemizi uluslararası kabul görmüş firmalara hazırlattık.
  • Tüm prosedürleri tamamladık.

Ancak…

Hastaneyi yapmayı planladığımız bölgedeki 1/1000 ölçekli uygulama imar planı iptal edildiği gerekçesi ile inşaatı başlatamadık.

Sağlık Bakanlığı’ndan hastane açmak için aldığımız ön iznin süresi ise 2025 yılında dolacak.

Bu nedenle Mudanya Belediyesi’ne, bir an önce parselimizi kapsayan imar planı yapılmasını önerdik. Hatta imar planını biz  yaptırıp Mudanya Belediyesi’nin onayına sunabileceğimizi de söyledik. Kabul etmediler…

Ama artık biz, zamana karşı yarışıyoruz.

Bir yandan “30 yıl içinde olur.” denilen depremin 23 yılı geride kalmış, bir yandan da hastane için Bakanlıktan alınan izin süresi 3 yıl içinde dolacak.

Ne yapmalıydık? Yeterince bekledik. Zaman olsa yine bekleyelim.

Ancak daha fazla beklemenin sorumluluğunu üstlenemeyiz. Sorumluluk sahibi hiç kimsenin duyarsız kalamayacağı bir durumla karşı kaşıyayız.

Biz bu sorumluluğu almayacağız.

Bakalım Mudanya Belediyesi alacak mı?

Sesimizi duyurabileceğimiz bir mecra kalmayınca, açlık grevi ile öncelikle Mudanya Belediye Başkanlığı’nı uyarmayı amaçlıyoruz.

Sesimizi duymayanlar ve tüm kamuoyu bilsin ki başaramazsak; Marmara bölgesinin depreme hazırlığının önemli bir parçası eksik kalacağı gibi, ülkemizin uluslararası bir Ortopedi Hastanesine kavuşması da engellenmiş olacak.

Ben sorumluluğum gereği buradayım, tüm yetkilileri de sorumlu davranmaya davet ediyorum.

Desteğiniz için teşekkür ederim.

Hepinize en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Neden Açlık Grevindeyim?

Sözlerime başlarken, öncelikle son yaşadığımız deprem felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet ve geride kalan acılı yakınlarına başsağlığı dilerim.

Kliniğimizde depremde yaralanan ve tedavisi yapılan hastalarımız var. Binlerce olduğunu tahmin ettiğimiz tüm yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.

Sizinle bu görüşmemizde ilk defa, şifa bulan bir hastamızdan ya da Ortopedi alanındaki yeni tedavi yöntemlerinden değil, çok daha farklı ve önemli bir konudan bahsedeceğim.

Sözünü edeceğim konu, tam da büyük bir deprem felaketinin getirdiği tarifsiz acıların ortasındayken çok daha anlamlı bir gündem oluşturuyor.

Zira bu deprem bize gösterdi ki; hasar kaldırmaya değil, depreme hazırlanmalıyız.
Bu hazırlığın bir parçası olmayı ve sorumluluk almayı, ortopedik tedavi alanında uzman olan doktorlar olarak, halkımıza ve insanlığa karşı bir görev sayıyoruz.

Bu bilinç ve sorumluluk duygusuyla yıllardır emek verdiğimiz bir çalışmadan, karşılaştığımız engellerden ve bugün (maalesef) gelinen noktadan söz edeceğim.

Hayalleri olmak nedir?
Hayallerini gerçekleştirmek için yaşamak ne demektir?

Tıp eğitimini “Herkes için eşit ve kaliteli sağlık hakkı.” idealiyle tamamlayıp; tüm hastalarını “İyi sağlık hizmeti için çok para gerekmez.” ilkesiyle tedavi eden, “Herkes için eşit ve kaliteli sağlık hizmeti mümkündür.” hayalini hiç kaybetmeyen iki doktorun, Doktor Kayhan ve Doktor Betül’ün hayatlarının ve ideallerinin birleştiği 30 yıllık yolculuğun öyküsüdür bu.

Böyle bir hayatın ödenmesi gereken bedelleri vardır elbette.

Öncelikle Amerika ya da Almanya’da kalıp, bugün birçok kesim için “Rüya” sayılabilecek bir hayat ve çalışma ortamı yerine, kendi vatanımızda, kendi yurttaşlarımıza hizmet etmeyi tercih ettik.

Dünyadaki gelişmelerden kopmadan; mesleki gelişimini sürdürmeye, gecesini gündüzüne katarak çalışmaya, sağlığa ve bilime adanmış hayatlar…
Sayısız sorunu sevgi ve sabırla aşarken, kutup yıldızı olarak hayallerimize doğru yürüdük.
Aynı idealleri paylaşarak, birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız oldu. Bir araya geldik, hedeflerimize daha sıkı sarıldık.

Bir yandan dünyadaki teknolojik gelişmeleri izlerken, bir yandan da birlikte çalıştığımız; doktor, hemşire ve tüm sağlık çalışanlarımızla eğitimlerimizi aralıksız sürdürdük.
Bu süreçte robotik cerrahi uygulamalarının tamamını yapabilen bu ekibin başarılarını hepiniz biliyorsunuz.
Bu ekibin Ortopedi alanında, robotik cerrahideki başarıları ülke dışına kadar taştı.
Bu başarılar bizleri daha da güçlü bir şekilde, ülkemiz ve bilim için sorumluluk almaya sevk etti.

Bir Ortopedi Hastanesi kurmalıydık.
Ortopedi alanında, en üst seviyede sağlık hizmeti vermek için harekete geçtik.
 Mudanya’da hastanemizin arsasını satın aldık.
 Projesini tamamladık.
 Bakanlıktan ön izinleri, Mudanya Belediyesi’nden inşaat izinlerini aldık.

Ancak imar planları değişince, zamana karşı yarış başladı. Gelin görün ki; tüm çabalarımıza, iyi niyetli yaklaşımlarımıza ve tüm yasal gereklilikler için taahhütler vermemize rağmen, Mudanya Belediyesi’nden hastanemiz için gerekli kararı alamadık.

Hastane sıradan bir yapı değildir. Her şart altında hizmet verebilen sağlam binalar olmalıdır.
Sorumsuzca, insan hayatını düşünmeden yapılan binalar ve en önemlisi hastaneler bize bu acı gerçeği gösterdi.

Yaklaşan Marmara depremi kuşağında olduğumuz gerçeğini asla unutmadan yaşamak ve çalışmak zorundayız.
Marmara depreminde yıkılmayacak bir Ortopedi Hastanesi açmak bizim sorumluluğumuz.

İnsana değer veren bir projenin, insan sağlığını önemseyen bir imar değişikliği planına uyması için Mudanya Belediyesi’nden yardım talep ettik.

Sağlık Bakanlığı’ndan alınan hastane izin süresinin dolmasına üç yıldan az bir zaman kaldı, bekleyerek geçecek zaman tüm bu emeklerin boşa gitmesi ve hayallerimizden vazgeçmemiz anlamına geliyor. Bu izin süresinin bitmesi, sadece kazanılmış bir hakkın yok olması değil; Mudanya’mıza ve Bursa’mıza fayda sağlayacak bir proje izninin yok edilmesidir.

Ama Hayır! Hayallerimizden ve emeklerimizden vazgeçmeyeceğiz.
Son çare olarak, sesimizi Mudanya Belediye Başkanlığı’na ve kamuoyuna duyurabilmek için ben açlık grevine başlıyorum.

En baştaki soruya dönersek, “Hayallerini gerçekleştirmek için yaşamak ne demektir?” Bunun bedeli nedir?
Bilime, insan sağlığına, ideallerime olan saygım ve bağlılığım nedeniyle sessizce razı olmak yerine mücadeleyi seçtim.
Mudanya Belediye Başkanlığı binası önünde açlık grevine başladım.
Bizim kavgamız maddi olsaydı sahip olduğum hastane ruhsatı ve arsanın değeri zaten bunu karşılardı.
Amacımız sadece yukarıda bahsettiğim hayallere ulaşmak.

Elimizdeki imkânlarla bile Türkiye’de Ortopedi alanında birçok ilki başardık. Türkiye’de ilk robotik diz ve kalça protezi ameliyatını uyguladık, bunun yanında Türkiye’de ilk robotik omurga cerrahisini gerçekleştirdik. Türkiye’nin farklı illerinden şehrimize gelen hastaların dışında; Amerika’dan, Avrupa’dan, Asya’dan ve Afrika’dan 50’nin üzerinde hastanın tedavisini yaptık.

Ve yine Avrupa’dan, Afrika’dan ve Asya’dan gelen birçok Ortopedi Uzmanını kliniğimizde misafir ettik, hiç bilmedikleri şehrimizi dünyaya tanıttık.

Bu eylemin ne kadar süreceği başarısına bağlıdır. Bu nedenle sizlerden ve hastalarımdan ne kadar süreyle ayrı kalacağımı bilmiyorum.
Tüm sağlık ekibimizle hastalarımıza ve kliniğimizde tedavilerini üstlendiğimiz deprem mağduru vatandaşlarımıza hizmet vermeye devam edeceğiz.

Sizlerin desteğini almak başta ülkemize ve dünyaya sağlık hizmeti verecek olan hastanemizin bir an önce hayata geçmesine yardımcı olacaktır. Desteklerinizi her zaman hissedeceğim.

 “Bu dönemde bu eyleme ve mücadeleye ne gerek var?” diyenler belki olacaktır. Asıl bu dönemde uluslararası standartlarda yapılacak bir Ortopedi Hastanesi için geç olmadan mücadeleye gerek olduğunu düşünüyorum.
Sözlerime son verirken tekrar yaşadığımız deprem felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet ve geride kalan acılı yakınlarına başsağlığı diliyorum.


Randevu için tıklayınız

Kayhan Turan

Op. Dr. Kayhan Turan, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanıdır. Uzmanlık alanları arasında Robotik Protez Cerrahisi, Eklem Protezi, Artroskopik Cerrahi, Regeneratif Ortopedi ve Spor Ortopedisi bulunmaktadır. Aynı zamanda, Robotik Ortopedi Cerrahi Derneği'nin (ROCD) başkanı ve İstanbul Atlas Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Bursa'daki Robotik Ortopedi Cerrahi Merkezi ile Turan Turan Sağlık Grubu'nun medikal direktörüdür.

İlgili Makaleler

26 Yorum

  1. Seni tanıyorum güzel insan,
    Her ne kadar insan hayatı her türlü maddiyattan üstün olsa da kararını destekliyorum. Bu güne kadar inşaat için her türlü hatanın yapıldığı güzel ülkemde, sütten ağızları yandığı için yoğurdu üfleyerek yediklerine inanıyorum.
    Umarım doğru yolu gören birileri çıkar hocam, üstadım.

    1. Merhaba Mesut Bey, desteğiniz ve yorumunuz için çok teşekkür ederiz.
      Sağlıcakla kalın, en iyi dileklerimizle…
      Op. Dr. Kayhan Turan ve ekibi

  2. Sevgili Kayhan
    Seni çok iyi tanıyan biri olarak
    Yapmak istediklerini sonuna kadar destekliyorum.
    Her konuda sonuna kadar yanındayım.
    Başardıkların başaracaklarının teminatıdır.
    Sana güveniyorum,inanıyorum.
    Gözlerinden öperim.
    Ercan Türker

    1. Merhaba Ercan Bey, desteğiniz ve yorumunuz için çok teşekkür ederiz.
      Sağlıcakla kalın, en iyi dileklerimizle…
      Op. Dr. Kayhan Turan ve ekibi

    1. Merhaba Su Nurhan Hanım, desteğiniz ve yorumunuz için çok teşekkür ederiz.
      Sağlıcakla kalın, en iyi dileklerimizle…
      Op. Dr. Kayhan Turan ve ekibi

  3. Hocam siz yeter ki bu hastaneyi açın, biz de sizi destekleriz. Bursa’ya bir de böyle bir hastane kazandırmak güzel olur. 👏 Mudanya Belediyesi işi sallamaz umarım.

    1. Merhaba İlknur Hanım, desteğiniz ve yorumunuz için çok teşekkür ederiz.
      Sağlıcakla kalın, en iyi dileklerimizle…
      Op. Dr. Kayhan Turan ve ekibi

  4. Belediyenin ortopedi hastanesini engelleyeceğine, insanların sağlığına değer vermesi gerekmez mi? Yaşayanların sağlığına kimse önem vermiyor mu?

    1. Merhaba Nehir Hanım, desteğiniz ve yorumunuz için çok teşekkür ederiz.
      Sağlıcakla kalın, en iyi dileklerimizle…
      Op. Dr. Kayhan Turan ve ekibi

  5. Mudanya’da böyle bir hastane yapılması çok iyi olur. Bi an önce harekete geçsinler depreme hazırlıklı olalım.

    1. Merhaba Sinem Hanım, desteğiniz ve yorumunuz için çok teşekkür ederiz.
      Sağlıcakla kalın, en iyi dileklerimizle…
      Op. Dr. Kayhan Turan ve ekibi

  6. Bölge halkı olarak, ilgili yetkililerin hastane yapımı için adım atmasını bekliyoruz. İmar izni verilmezse çok büyük kayıp olur, Mudanya Belediyesi hızlı davranmalı. 🙏

    1. Merhaba Dilan Hanım, desteğiniz ve yorumunuz için çok teşekkür ederiz.
      Sağlıcakla kalın, en iyi dileklerimizle…
      Op. Dr. Kayhan Turan ve ekibi

    1. Merhaba İbrahim Bey, desteğiniz ve yorumunuz için çok teşekkür ederiz.
      Sağlıcakla kalın, en iyi dileklerimizle…
      Op. Dr. Kayhan Turan ve ekibi

  7. Marmara Bölgesi’nin deprem riski yüksek bir bölge olduğunu düşünürsek, deprem sonrası ortaya çıkabilecek yaralanmaların tedavisi için özel bir hastaneye ihtiyacımız var.

    1. Merhaba Zafer Bey, desteğiniz ve yorumunuz için çok teşekkür ederiz.
      Sağlıcakla kalın, en iyi dileklerimizle…
      Op. Dr. Kayhan Turan ve ekibi

  8. Böylesine önemli bir konu için bir bilim insanı adım atıyor ve kör olası bürokrasi engeline takılıyor. Hastane yerine insanlığa bir nokta kadar faydası olmayan bir oluşum bina yapmak isteseydi tavır ne olurdu merak ediyorum doğrusu. Belediye yönetimi bir an önce aklını başına almalıdır. Sayın hocam insana hizmet olan o kutsal hedefinize ulaşacağınıza inancım tamdır. Saygılar.

    1. Merhaba Sefer Bey, desteğiniz ve değerli yorumunuz için çok teşekkür ederiz.
      Sağlıcakla kalın, en iyi dileklerimizle…
      Op. Dr. Kayhan Turan ve ekibi

  9. Hocam durumu çok güzel anlatmışsınız.İnşallah sayın Cumhurbaşkanımızın Size ulaşacağına inanıyorum .Ülkemiz için böyle hastaneler ne kadar önemli.Allah yardımcınız olsun

    1. Merhaba Zümrüt Hanım, desteğiniz ve değerli yorumunuz için çok teşekkür ederiz.
      Sağlıcakla kalın, en iyi dileklerimizle…
      Op. Dr. Kayhan Turan ve ekibi

  10. Video nuzu izlerken böyle idealist insanlar kald mı diye düşündüm. Bir tane hastayı iyileştirmeniz onun duasını almanız bence çok değerli.Hastane kurulmasa da siz şifa dağıtın. Açlık grevinden vazgeçersiniz İnşallah. İyi günler

    1. Merhaba Ziya Bey, desteğiniz ve değerli yorumunuz için çok teşekkür ederiz.
      Sağlıcakla kalın, en iyi dileklerimizle…
      Op. Dr. Kayhan Turan ve ekibi

  11. Allah yar ve yardımcınız olsun inşallah bu hastane en kısa zamanda acılır

    1. Merhaba Müfit Bey, desteğiniz ve değerli yorumunuz için çok teşekkür ederiz.
      Sağlıcakla kalın, en iyi dileklerimizle…
      Op. Dr. Kayhan Turan ve ekibi

Bir soru sorun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu